ABD Hazine Bakanlığı, İran’da temel özgürlükler ve ekonomik güvenlik talebiyle sokaklara çıkan halka yönelik baskılardan sorumlu olduğu belirtilen kişi ve yapılar hakkında yeni yaptırım kararları aldı. Yapılan açıklamada, Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi’nin (OFAC), protestolara sert müdahaleleri planlayan güvenlik yetkilileri ile İran’ın doğal kaynak gelirlerinin aktarılmasında rol oynayan “gölge bankacılık” ağlarına karşı harekete geçtiği bildirildi.
Ali Laricani yaptırım listesine eklendi
Hazine Bakanlığı’nın açıklamasında, yaptırım uygulanan isimler arasında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin de yer aldığı belirtildi. Laricani’nin, protestocuların “meşru taleplerine şiddetle karşılık verilmesini savunan ilk İranlı liderlerden biri” olduğu ifade edildi.
Açıklamada, gösterilerin başladığı tarihten bu yana İran güvenlik güçlerinin gerçek mermi kullandığı ve halkın yaşam ile özgürlük haklarının ihlal edildiği öne sürüldü. Bu kapsamda Muhammed Rıza Haşimifer, Nimetullah Bakıri, Azizullah Meleki ve Yadullah Buali’nin de yaptırım listesine alındığı duyuruldu.
“Gölge bankacılık” ağına kapsamlı yaptırım
OFAC’ın aldığı kararlar yalnızca güvenlik yetkilileriyle sınırlı kalmadı. İran’ın petrol ve petrokimya satışlarından elde edilen gelirlerin yabancı pazarlara aktarılmasında rol oynadığı belirtilen “gölge bankacılık” ağları da yaptırım kapsamına alındı.
Bu çerçevede Bank Melli ve Shahr Bank bağlantılı olduğu belirtilen ağlar üzerinden faaliyet yürüttüğü öne sürülen 18 kişi ve kuruluş yaptırım listesine eklendi. ABD Hazine Bakanlığı, bu ağların İran’daki seçkin kesimin kamu kaynaklarını “çalmasına ve aklamasına” imkan sağladığını savundu.
Bessent: İran halkının yanındayız
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ABD’nin “özgürlük ve adalet talep eden İran halkının yanında durduğunu” vurguladı. Bessent, Donald Trump’ın talimatı doğrultusunda, baskılardan sorumlu kilit isimlere karşı tüm yaptırım araçlarının kullanılacağını belirtti.
Washington’un mesajı ne?
ABD’nin son yaptırım paketi, İran’daki protestoların yalnızca iç güvenlik meselesi olarak görülmediğini, aynı zamanda rejimin finansal damarlarının da hedef alındığını gösteriyor. Güvenlik yetkilileri ile birlikte finansal altyapının da yaptırım kapsamına alınması, Washington’un baskıyı uzun vadeli ve çok boyutlu bir stratejiyle artırma niyetinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, İran yönetimi üzerinde ekonomik ve siyasi maliyeti aynı anda yükseltmeyi amaçlayan yeni bir yaptırım safhasına işaret ediyor.
