Alman Ekonomi Enstitüsü’nün hazırladığı yeni bir rapor, Avrupa savunma sanayisinin araştırma ve geliştirme alanında hâlâ ABD’nin oldukça gerisinde olduğunu gözler önüne serdi. Rapora göre, ABD merkezli şirketler son dönemde yaklaşık 18 bin silah ve savunma sanayi patenti için başvuruda bulunurken, Avrupa Birliği ülkeleri toplamda 12 binin altında kaldı.
Fransa ve Almanya Başı Çekiyor, Ancak Yeterli Değil
Savunma teknolojilerine dair patent başvurularında Fransa yaklaşık 5.300 başvuruyla öne çıkarken, Almanya 4.300 ve İngiltere ise 3.500 başvuruda bulundu. Diğer NATO üyeleri olan Kanada, Norveç ve Türkiye’nin toplam başvuru sayısı ise sadece 1.000’i buluyor. Bu tablo, Avrupa’nın askeri Ar-Ge konusunda dağınık ve sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.
Raporda, Avrupa ülkelerinin bu açığı kapatmak için birlikte hareket etmeleri ve savunma araştırmalarına daha fazla kaynak ayırmaları gerektiği net biçimde vurgulandı.
ABD Teknolojisine Aşırı Bağımlılık Tehlikeli mi?
Araştırmada en dikkat çeken değerlendirmelerden biri, Ukrayna-Rusya savaşında yaşanan gelişmelere dayanıyor. Kiev’in savunma kapasitesinin büyük oranda ABD teknolojisine bağımlı olduğu vurgulanırken, Washington’un mart ayı başında Ukrayna’nın savaş bölgesine ait uydu görüntülerine erişimini engellemesi, bu bağımlılığın ne denli kritik bir zafiyete dönüşebileceğini gözler önüne serdi.
Aynı tehlike Almanya için de geçerli olabilir. Alman Silahlı Kuvvetlerinin, ABD’li Lockheed Martin’den satın aldığı F-35A savaş uçaklarına dair yapılan milyarlarca euroluk sözleşme hatırlatılırken, bu uçakların ABD’den gelen yazılım güncellemeleri olmadan savaş kapasitesini kaybedebileceği uyarısı yapıldı.
Raporda ayrıca, ABD tarafından uzaktan kontrol edilebilen ve “kill switch” olarak adlandırılan sistemler nedeniyle bu uçakların uçuşa elverişliliğini tamamen kaybedebileceği de ifade edildi. Bu durum, Avrupa’nın savunma alanında bağımsızlık iddiasını sorgulatacak bir unsur olarak öne çıkıyor.
Avrupa Kendi Teknolojisini Geliştirme Yolunda Harekete Geçmeli
Rapora göre, Avrupa ülkeleri arasında askeri Ar-Ge’nin ortak fonlarla desteklenmesi, bilgi paylaşımının artırılması ve yazılım altyapılarının dışa bağımlı olmadan geliştirilmesi artık kaçınılmaz hale geldi. Aksi halde, kriz anlarında stratejik kararlar ve operasyonel kabiliyet dışarıdan gelen müdahalelere açık kalabilir.
Peki sizce Avrupa ülkeleri savunma teknolojilerinde ABD’ye olan bu bağımlılığı kırmak için yeterince çaba gösteriyor mu? Yoksa bu yarışta daha uzun yıllar geride mi kalacaklar?
