Güney Kore, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerden geçiş ücreti alma ve geçişleri kısıtlama girişimlerine sert tepki gösterdi.
Yonhap ajansının haberine göre Güney Kore Okyanus ve Balıkçılık Bakanı Hwang Jong-woo, düzenlediği basın toplantısında Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olduğunu belirtti.
“Geçiş ücreti almak boğazı kapatmakla eş değer”
Bakan Hwang, Hürmüz Boğazı’nın Uluslararası Denizcilik Örgütü kuralları kapsamında serbest geçişin güvence altına alındığı uluslararası sularda bulunduğunu ifade etti.
“İnsan eliyle inşa edilen Süveyş Kanalı’nın aksine burası gemilerin serbest dolaşımının uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığı uluslararası sular olup, bu tür sularda geçiş ücreti uygulamak uygun değildir.”
Hwang, geçiş ücreti alınmasının fiilen boğazı kapatmak anlamına geldiğini ve bunun uluslararası hukuk açısından ciddi sorun oluşturduğunu söyledi.
Güney Kore alternatif rotalara yöneliyor
Güney Kore hükümeti, bölgede artan gerilim nedeniyle bazı petrol tankerlerinin rotasını Kızıldeniz üzerinden değiştirmeyi planlıyor.
Hwang ayrıca Arktik deniz yollarının uzun vadede Güney Kore için alternatif ticaret rotası haline gelebileceğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı krizi küresel piyasaları etkiliyor
İran, ABD ve İsrail’in ortak saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı’nda kısıtlamalara gitmiş, bu gelişme küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açmıştı.
Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği boğazdaki gerilim nedeniyle petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65’e varan artış yaşandığı belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik deniz ablukası kararının ardından bölgede ticari gemilere yönelik müdahaleler de hız kazandı.
ABD güçlerinin Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda İran bağlantılı bazı ticari gemilere operasyon düzenlediği, İran’ın ise Hürmüz Boğazı çevresinde bazı gemilere el koyduğu aktarılıyor.
Küresel enerji ve lojistik zinciri risk altında
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel lojistik zincirini de doğrudan etkileyebileceğini değerlendiriyor.
Asya ekonomilerinin enerji tedarikinde kritik öneme sahip olan bölgedeki olası yeni kısıtlamaların, navlun maliyetleri ve küresel enflasyon üzerinde yeni baskılar yaratabileceği belirtiliyor.
