Birleşmiş Milletler’in (BM) Güney Sudan Özel Temsilcisi Nicholas Haysom, hükümetin barış görüşmelerini aniden durdurmasının ardından ülkenin yeniden iç savaşa sürüklenebileceği uyarısında bulundu. Durumu “vahim” olarak nitelendiren Haysom, uluslararası çabaların ancak Devlet Başkanı Salva Kiir ve Başkan Yardımcısı Riek Machar halkın çıkarlarını ön planda tutması halinde sonuç verebileceğini vurguladı.
2018’de sağlanan barış çökmek üzere
2011’de Sudan’dan bağımsızlığını kazanan Güney Sudan, iki yıl sonra Dinka ve Nuer etnik grupları arasındaki çatışmalarla iç savaşa sürüklenmişti. Yaklaşık 400 bin kişinin hayatını kaybettiği savaş, 2018’de kurulan birlik hükümetiyle son bulmuştu. Ancak o tarihten bu yana iki kez ertelenen seçimler, şimdi 2026’ya ertelendi.
Son haftalarda kuzey bölgelerde hükümet güçleri ile Machar’a yakınlığıyla bilinen White Army (Beyaz Ordu) milisleri arasında çatışmalar yeniden başladı. 4 Mart’ta Nasir kentinde bir askeri karakolun milislerce ele geçirilmesinin ardından, hükümet sert bir yanıt verdi. Başkent Juba’da Machar’ın evi kuşatıldı, bazı siyasi müttefikleri gözaltına alındı. Ayrıca, çatışma bölgesinde asker taşıyan bir BM helikopterine ateş açıldı, aralarında bir generalin de bulunduğu birçok kişi hayatını kaybetti.
Siyasi tansiyon yükseliyor
BM Temsilcisi Haysom, yaklaşan seçimler öncesi siyasi rekabetin sertleştiğine dikkat çekti. Kiir ile Machar arasında güven eksikliği olduğunu belirten Haysom, bu durumun 2018 barış anlaşmasını tehlikeye attığını söyledi. “Mevcut tabloya baktığımızda, Güney Sudan’ın yeniden iç savaşa sürüklenme eşiğinde olduğunu görüyoruz” dedi.
2013 ve 2016’daki şiddetli çatışmaların tekrarı, milyonlarca insanı yeniden yerinden edebilir. BM, bölgede bulunan 18 bin kişilik barış gücüyle çatışmayı önlemeye yönelik diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdı.
BM’den çağrı: Diyalogdan başka yol yok
Haysom, taraflara barış anlaşmasına bağlı kalmaları, tutuklanan siyasi isimleri serbest bırakmaları ve anlaşmazlıkları askeri yollarla değil diyalogla çözmeleri çağrısında bulundu.
Peki sizce, Güney Sudan liderleri halklarının geleceği için uzlaşma yoluna gidebilir mi? Yoksa ülke bir kez daha savaşın karanlık yüzüyle mi karşı karşıya kalacak?
