Gürcistan’da Kriz Çözümünde Tarihi Adım: Zurabişvili’den Barışçıl Bir Çağrı!

gurcistanda-kriz-cozumunde-tarihi-adim-zurabisviliden-bariscil-bir-cagri-npFPDyXi.jpg

Gürcistan’daki Siyasi Kriz ve Eski Cumhurbaşkanı Zurabişvili’nin Açıklamaları

2024 yılı, Gürcistan için tarihi bir dönüm noktası olacak. Parlamento seçimlerinin 2024’te yapılması ve Aralık ayında gerçekleşecek olan cumhurbaşkanlığı seçimleri, ülkenin siyasi atmosferini derinden etkilemiş durumda. Eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, bu seçimleri tanımadığını açıkladı ve görevinin devam ettiğini savunarak dikkatleri üzerine çekti. Zurabişvili, ülkedeki siyasi krizin çözümü için tek yolun yeniden sandıkların kurulması olduğuna inanıyor.

Gürcü basınına yaptığı açıklamada, hükümeti yeni seçimlere davet eden Zurabişvili, “Ulusun planı tek ve alternatifsiz; yeni seçimler yapılmalı” şeklinde ifade etti. Ülkede yaklaşık dört aydır süregelen siyasi krizin, barışçıl bir çözüm için sadece seçimlerle sona erebileceğini vurguladı.

Muhalefet, hem parlamento hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarını tanımakta kararlı. Avrupa Birliği (AB), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve eski Cumhurbaşkanı Zurabişvili ile muhalefet, iktidardaki Gürcü Hayali Partisi’nin 26 Ekim 2024’te kazandığı parlamento seçimlerini kabul etmiyor. Hükümetin, AB’ye katılım müzakerelerinin başlamasını askıya alması büyük bir tepki topladı.

Gürcistan Başbakanı İrakliy Kobahidze, eski Cumhurbaşkanı Zurabişvili ve muhalefeti, sokak eylemleri aracılığıyla iktidarı devirmeye çalışmakla suçluyor. Bu suçlamalar, siyasi gerginliği daha da artırıyor.

14 Aralık 2024 tarihinde Gürcistan, ilk kez yeni bir sistemle cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidecek. Bu seçimde cumhurbaşkanı, halk tarafından değil, büyük ölçüde iktidar temsilcilerinden oluşan 300 kişilik bir heyet tarafından seçilecek. Seçime tek aday olarak katılan Gürcü Rüyası Partisi‘nin adayı Mihail Kavelaşvili, yeterli oyu alarak Zurabişvili’nin boşalan koltuğuna oturmaya hak kazanmıştı.

Gürcistan’ın 5. Cumhurbaşkanı Zurabişvili, oylamanın meşruiyetini tanımayı reddederek, “Kimse kimseyi seçmedi” demişti. Seçimleri tanımadığı gibi, görevinin de devam ettiğini savunmaya devam ediyor.

Exit mobile version