İran’ın dini lideri Ali Khamenei’nin öldürüldüğü iddia edilen füze saldırısının arkasında uzun yıllara yayılan kapsamlı bir istihbarat operasyonunun bulunduğu öne sürüldü. İddialara göre saldırı öncesinde İran’daki güvenlik hareketleri, iletişim ağları ve günlük rutinler detaylı şekilde analiz edilerek hedef doğrulaması yapıldı.
Financial Times muhabirleri tarafından aktarılan bilgilere göre operasyonda Mossad ile Central Intelligence Agency arasında geniş çaplı bir istihbarat iş birliği yürütüldü. İddiaya göre 86 yaşındaki Hamaney’in cumartesi sabahı Tahran’daki Pasteur Caddesi yakınında bulunan ofisinde olacağı saat ve yanında kimlerin bulunacağı yüzlerce farklı veri kaynağının analiz edilmesiyle kesinleştirildi.
Tahran’daki trafik kameralarının uzun süredir izlenmiş olabileceği öne sürülüyor
Operasyonun en dikkat çekici unsurlarından birinin Tahran’daki trafik kameralarından elde edilen görüntüler olduğu iddia edildi. Buna göre şehirdeki bazı kamera sistemlerinin uzun süredir dışarıdan erişime açık olduğu ve elde edilen görüntülerin şifrelenerek İsrail’deki veri merkezlerine aktarıldığı ileri sürülüyor.
Bu görüntüler üzerinden Hamaney’in koruma ekibinin hareketleri, araçların park noktaları, güvenlik görevlilerinin görev saatleri ve yerleşkenin günlük işleyişi detaylı şekilde analiz edildi. Koruma görevlilerinin adresleri, kullandıkları güzergâhlar ve görev rotasyonları gibi bilgiler de veri analizi sistemleriyle işlendi.
İstihbarat uzmanları bu yöntemi “yaşam modeli analizi” olarak tanımlıyor. Bu yaklaşımda hedef kişinin günlük alışkanlıkları ve davranış kalıpları çıkarılarak en savunmasız anların belirlenmesi amaçlanıyor.
Operasyon sırasında iletişim ağlarının da hedef alındığı iddia edildi
Operasyon sırasında yalnızca görüntü istihbaratının değil sinyal istihbaratının da kullanıldığı ileri sürüldü. Hamaney’in bulunduğu bölge çevresindeki bazı baz istasyonlarının geçici olarak devre dışı bırakıldığı ve telefon aramalarının meşgul sinyali verdiği öne sürüldü.
Bu yöntemin, koruma ekiplerinin saldırı anında birbirleriyle hızlı şekilde iletişim kurmasını zorlaştırdığı ve güvenlik koordinasyonunu zayıflattığı belirtiliyor.
Hassas güdümlü füzelerin kullanıldığı öne sürüldü
Saldırının İsrail savaş uçakları tarafından gerçekleştirildiği ve yüksek hassasiyetli mühimmat kullanıldığı iddia edildi. İddialara göre bazı füze sistemleri yaklaşık 1000 kilometre menzilden küçük hedefleri vurabilecek kapasiteye sahip.
Operasyon kapsamında hedef yerleşkeye çok sayıda hassas mühimmat ateşlendiği ve saldırının sabah saatlerinde yapılmasının taktiksel sürpriz yarattığı belirtiliyor.
ABD’nin siber operasyon desteği verdiği ileri sürülüyor
İddialara göre operasyon sırasında ABD de siber operasyonlar yoluyla destek sağladı. ABD ordusunun İran’ın radar, iletişim ve hava savunma sistemlerini geçici olarak devre dışı bırakmaya yönelik siber saldırılar düzenlediği öne sürülüyor.
Bu sayede İsrail savaş uçaklarının hedefe ulaşmasının kolaylaştığı ve operasyonun başarı ihtimalinin artırıldığı ifade ediliyor.
Hedef istihbaratı İsrail askeri doktrininin merkezinde yer alıyor
İsrail askeri stratejisinde “hedef istihbaratı” kritik bir rol oynuyor. İsrail rezerv ordusunda tuğgeneral olan ve uzun yıllar askeri istihbaratta görev yapan Itai Shapira’ya göre bir hedefin vurulabilmesi için konum bilgisinin ve çevresindeki kişilerin çok yüksek doğrulukla teyit edilmesi gerekiyor.
İsrail askeri doktrinine göre saldırı kararı verilmeden önce hedefin konumu en az iki ayrı üst düzey istihbarat subayı tarafından bağımsız şekilde doğrulanıyor.
