İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler yeni bir çıkmaza girdi. Tahran yönetimi, İsrail saldırılarıyla kesilen diplomatik sürecin yeniden başlatılması için sert şartlar öne sürdü. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Erakçi, batı medyasına verdiği demeçte, “12 günlük savaşın zararlarını ABD ödemedikçe hiçbir müzakere başlamaz” diyerek Washington’a açık mesaj verdi.
Erakçi, “Müzakerelerin ortasında İran’a saldırdılar. Bu tekrar etmeyecekse garanti verilmesini istiyoruz. Sadece söz değil, güven artırıcı somut adımlar bekliyoruz” diyerek ABD’nin niyetini test edeceklerini vurguladı.
Trump yönetiminin İran’dan “sıfır zenginleştirme” talebini reddeden Erakçi, bu tavrın anlaşma şansını sıfırladığını söyledi. “Avrupalılarla masaya oturmak da artık anlamsız. Ne yaptırımları kaldırabiliyorlar ne de siyasi irade gösterebiliyorlar,” ifadeleriyle Avrupa’ya da tepki gösterdi.
“Tetik mekanizması” tehdidi yeniden gündemde
2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma kapsamında oluşturulan ve “snapback” (tetik mekanizması) olarak bilinen yaptırım geri getirme sisteminin 18 Ekim’de sona erecek olması, Tahran’da endişe yaratıyor. Erakçi, bu mekanizmanın Avrupa tarafından aktif edilmesinin anlaşmayı tamamen bitireceği uyarısında bulundu.
ABD’nin 2018’de anlaşmadan tek taraflı çekilmesinden sonra İran kademeli olarak taahhütlerini durdurmuş, yüksek oranda uranyum zenginleştirme faaliyetlerine başlamıştı. Şimdi ise bu kriz, sadece nükleer meselelerle sınırlı kalmayarak, doğrudan savaş tazminatı taleplerine dönüşüyor.
Gerilim sadece diplomasi masasında değil
İran’ın bu çıkışı, yalnızca müzakere şartlarını ağırlaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda yeni bir jeopolitik kırılmanın işaret fişeğini de yakıyor. ABD’nin bu talepleri karşılamaması halinde İran, nükleer programını daha da hızlandırabilir ve İsrail ile bölgedeki tansiyon daha da artabilir. Snapback tehdidinin gerçek olması durumunda ise uluslararası diplomasi büyük bir başarısızlıkla karşı karşıya kalabilir.
