İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nde Refah ve Han Yunus kentlerini ayıran yeni bir saldırı koridoru oluşturduklarını açıkladı. İsrail ordusu kara harekâtını genişletirken, sivillerin zorla yerinden edilmesi tepkilere yol açtı.
Gazze Şeridi’nde şiddetli bombardıman ve kara harekâtı yeniden tırmanırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, X (eski Twitter) hesabından yayımladığı videolu mesajda, Refah ve Han Yunus’u birbirinden ayıran “Morag Koridoru”nun kurulduğunu ve operasyonların daha da sertleştiğini duyurdu.
“Bu gece Gazze Şeridi’nde vites yükselttik. İsrail ordusu toprakları ele geçiriyor, teröristleri hedef alıyor ve altyapıyı yok ediyor.”
— Binyamin Netanyahu
Gazze Refah Hattı “İkinci Philadelphi Koridoru” Oluyor
Netanyahu, oluşturulan koridorun adını “Morag Koridoru” olarak duyururken, bu hattı Mısır-Gazze sınırındaki ünlü “Philadelphi Koridoru”na benzetti. İsrail’in bu yeni adımı, bölgedeki stratejik hâkimiyetini artırmayı hedefliyor.
İsrail Başbakanı ayrıca, “Esirlerimiz bize teslim edilmediği sürece baskıyı artıracağız.” diyerek Hamas’a karşı askeri operasyonların dozunun yükseleceğini ilan etti.
Refah ve Han Yunus’ta Yeni Kara Saldırıları Başladı
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, saldırıların sabah saatlerinde genişletildiğini açıkladı. Bu kapsamda İsrail ordusu Refah’a kapsamlı bir kara operasyonu başlattı. Açıklamalara göre, hedef; Gazze Şeridi’nin güneyindeki bölgeleri “güvenlik bölgesi” ilan etmek.
Sivillere “Tahliye Emri”: Zorunlu Göç Uyarısı
İsrail ordusu, saldırıların yeniden başlamasıyla birlikte Refah’ta yaşayan Filistinlilere “tahliye emri” göndererek kitlesel bir zorunlu göç dalgasını tetikledi. Uluslararası kuruluşlar, sivillerin korunması gerektiğini hatırlatarak bu çağrılara tepki gösterdi.
📌 Not: 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından, 18 Mart itibarıyla İsrail saldırılarını yeniden başlatmıştı.
Bu Gerginlik Nereye Gidiyor?
-
İsrail’in “Morag Koridoru” adımı, Gazze’yi bölüp kontrolü artırma stratejisi olarak okunuyor.
-
Refah’a yönelik saldırılar, bölgenin hâlâ yüz binlerce sivilin barındığı en yoğun nüfuslu alanlarından biri olması nedeniyle insani felaket riskini artırıyor.
-
Zorunlu tahliye emirleri, uluslararası hukuk açısından tartışmalı ve savaş suçu suçlamalarını gündeme taşıyabilir.
