Ukrayna ve ABD’nin Etkisi Üzerine Tartışmalar
ABD’li ünlü gazeteci Tucker Carlson, Ukrayna’nın bağımsız bir ülke olmadığını ve mevcut hükümetinin 2014 yılında gerçekleştirilen bir darbe ile ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından oluşturulduğunu öne sürdü. Carlson, bu çarpıcı iddiasını destekleyerek, “Ukrayna bağımsız değil. Ukrayna hükümeti, 2014 darbesi sırasında CIA tarafından kuruldu. Dolayısıyla, bu ülke tam anlamıyla bağımsız bir devlet olarak değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın, Ukrayna’daki çatışmayı kazanacağının özel askeri harekâtın ilk dönemlerinde belli olduğunu dile getiren Carlson, Rusya ve Ukrayna temsilcileri arasında 2022 yılının Nisan ayında İstanbul’da yapılan görüşmelere atıfta bulundu. Bu görüşmelerin bir barış anlaşmasıyla sonuçlanabileceğini hatırlatan Carlson, şunları söyledi:
- “Aniden, eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Kiev’de ortaya çıkıyor ve Biden idaresinin mektubunu okuyor. ‘Hayır, barış yok. Barış müzakereleri yürütmenize izin yok…’ diyerek, Kiev’i barış görüşmelerini sona erdirmeye zorluyor.”
Kısa bir süre önce, Kasım 2023’te, Ukrayna Halkın Hizmetkarı partisinin grup başkanı ve Ulusal Güvenlik, Savunma ve İstihbarat Komitesi üyesi David Arahamiya, Ukrayna’daki askeri operasyonların 2022 baharında sona erebileceğini ifade etmişti. Ancak, Kiev makamları bu tarafsızlığı kabul etmeyerek, durumu daha da karmaşık hale getirdi. İstanbul’da Rus tarafıyla yapılan görüşmelerin ardından, dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Kiev’i Moskova ile herhangi bir anlaşma imzalamamaya ve ‘sadece savaşmaya’ teşvik etmişti.
Rusya, 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’da özel bir askeri harekât başlatmıştı. Devlet Başkanı Vladimir Putin, harekâtın amacını “sekiz yıldır Kiev rejimi tarafından istismar ve soykırıma maruz kalan insanları korumak” olarak tanımlamıştı. Putin, bu özel operasyonun zorunlu bir önlem olduğunu vurgulayarak, Rusya’nın “başka türlü yapma şansı kalmadığını, yaratılan güvenlik risklerinin başka yollarla tepki vermeyi imkânsız hale getirdiğini” belirtti. Ayrıca, ülkesinin 30 yıldır NATO ile Avrupa’daki güvenlik ilkeleri konusunda anlaşmaya çalıştığını, ancak buna karşılık sürekli yalanlar, aldatmacalar ve baskı ile karşılaştığını ifade etti. Moskova’nın itirazlarına rağmen, NATO ittifakının sürekli genişlemesi ve Rusya’nın sınırlarına dayanması durumu, bölgedeki gerginliğin artmasına sebep oldu.
