İsrail’in başkenti Tel Aviv, Cumartesi günü binlerce protestocuya ev sahipliği yaptı. Göstericiler, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’in Başkanı Ronen Bar’ı görevden alma kararına ve Gazze’de yeniden başlayan savaşa karşı tepki gösterdi. Habima Meydanı’nda toplanan kalabalık, Gazze’deki rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşma çağrısı yaptı.
Netanyahu, bu hafta yaptığı açıklamada Şin Bet Başkanı Bar’a olan güvenini kaybettiğini belirterek görevine 10 Nisan itibariyle son verileceğini duyurdu. Ancak İsrail Yüksek Mahkemesi, kararın yürürlüğünü geçici olarak durdurdu. Kararın siyasi olmadığı yönündeki açıklamalara rağmen, muhalefet bu hamlenin devlet kurumlarını zayıflattığını ve demokrasiyi hedef aldığını savunuyor.
Gösteriler, Gazze’de ateşkesin sona erdiği ve rehine-tutuklu değişimi görüşmelerinin durduğu bir döneme denk geldi. Protestocular, İsrail’in yeniden başlattığı askeri operasyonların Hamas’ın elinde kalan rehineler için doğrudan tehdit oluşturduğunu söylüyor. Gazze’de halen 59 rehinenin tutulduğu tahmin ediliyor ve sadece 24’ünün hayatta olduğuna inanılıyor.
Tel Aviv’deki göstericilerden Moshe Haaharony, “İsrail’in en büyük tehdidi artık dışarıdan değil, içeriden. Netanyahu bu ülkenin geleceğini hiçe sayıyor,” diyerek tepkisini dile getirdi. Bir başka protestocu olan Erez Berman ise savaşın hükümetin ilan ettiği hedeflere ulaşmadığını belirterek, “Hamas hâlâ güçlü ve iktidarda, hükümet başarısız oldu,” dedi.
İsrail Başbakanı’nın dış politika danışmanı Ophir Falk ise hükümetin tutumunu savundu. Rehineleri kurtarmak için askeri gücün gerekli olduğunu belirten Falk, Kasım 2023’te 80’den fazla rehinenin bu yöntemle geri getirildiğini hatırlattı. “Hamas yalnızca baskıyla masaya oturuyor. Şimdi de aynı yolu izliyoruz,” dedi.
Peki sizce, rehinelerin hayatı pahasına savaşın sürdürülmesi ne kadar meşru? Askeri baskı çözüm mü, yoksa daha fazla krizi mi tetikliyor?
