ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve ikinci kez başlamasıyla birlikte teknoloji devleri ile Beyaz Saray arasındaki ilişkiler yeni bir boyuta taşındı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Apple’ın lideri Tim Cook, Google’ın patronu Sundar Pichai ve Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un Ocak ayında Trump’ın yemin törenine ön sıralardan katılması, bu yakınlaşmanın ilk sinyali oldu.
Ancak bu sıcak ilişkiler, Trump’ın “Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı gümrük tarifeleri açıklaması ve sonrasındaki politik dalgalanmayla birlikte yeni bir ticaret savaşının eşiğine taşındı. Avrupa Birliği, dijital hizmetler alanında ABD’ye karşı adımlar atmaya hazırlanıyor.
Avrupa’dan Dijital Hizmetlere Misilleme Sinyali
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “AB pazarı ABD’li teknoloji şirketleri için büyük ve kârlı bir alan. Ancak dijital hizmetler üzerinden elde ettikleri bu yüksek gelir, artık karşılıksız kalmayacak,” ifadeleriyle sert bir mesaj verdi.
Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) kapsamında Apple, Meta ve X (eski adıyla Twitter) gibi dev şirketlere yönelik soruşturmalar sürerken, bu incelemelerin sonuçları, AB ile ABD arasındaki gerilimi daha da artırabilir.
Elon Musk ve Starlink de Tartışmaların Odağında
Trump’ın kampanyasına 300 milyon dolarlık destek verdiği Elon Musk, yeni dönemde Beyaz Saray’da önemli bir danışmanlık rolü üstleniyor. Ancak Musk’ın yönettiği X platformu, AB’nin DSA kapsamında açtığı soruşturmada karanlık desenler ve yasa dışı içerik yayma suçlamalarıyla karşı karşıya.
Öte yandan Musk’ın uzay interneti girişimi Starlink de hedefte. AB ülkeleri, Starlink altyapısına olan bağımlılığı azaltmak için yerli alternatifler üzerinde çalışıyor. Ancak IRIS2 gibi projeler henüz başlangıç aşamasında. Bu durum, Avrupa’nın teknoloji egemenliğine ilişkin hedeflerinin hâlâ söylem düzeyinde kaldığını ortaya koyuyor.
Dijital Vergi Yeniden Gündemde
Fransa ve Almanya başta olmak üzere birçok AB ülkesi, ABD’ye karşı uygulanacak potansiyel misilleme adımlarına dijital reklam vergisini de dahil etmek istiyor. Fransa Ekonomi Bakanı Eric Lombard, “Veri, yapay zekâ için siyah altın. ABD’li şirketler bu veriden milyarlar kazanıyor,” diyerek bu alanın düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Von der Leyen de dijital reklam gelirlerine vergi getirilebileceğinin sinyallerini verdi. Bu verginin, Trump’ın daha önce OECD nezdindeki görüşmeleri sabote etmesiyle rafa kaldırıldığı biliniyor.
Teknolojik Bağımsızlık Hâlâ Bir Hedef
COVID-19 ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası “teknoloji egemenliği” ajandasını öncelik haline getiren AB, bulut hizmetlerinden çiplere kadar hâlâ büyük oranda ABD merkezli şirketlere bağımlı.
D9+ ülkeleri (Belçika, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, Portekiz, İsveç, Slovenya, İspanya) bu duruma karşı ortak bir dijital bağımsızlık çağrısı yaptı.
Ancak Hollanda Ekonomi Bakanı Dirk Beljaarts’ın da belirttiği gibi bu hedeflerin pratiğe dökülmesi zaman alacak. Şu anda Avrupa’nın mikroçip pazarındaki payı yalnızca %10 seviyelerinde.
ABD’nin teknoloji devlerini hedef almak isteyen Avrupa, Trump’ın tarifeleri kadar agresif önlemlerle karşılık vermeye hazırlanıyor. Ancak bu adımlar, tıpkı ABD’ye uygulanan tarifeler gibi, Avrupa ekonomisinde de geri tepebilir. Dijital hizmetlere uygulanacak vergi ya da kısıtlamalar, kendi dijital altyapısını oluşturamayan bir AB için kendi ayağına sıkmak anlamına gelebilir.
