ABD’de Şubat ayının sonlarına doğru, Trump yönetiminin federal hükümeti yeniden yapılandırma hamlesi kapsamında uygulamaya koyduğu yeni “ofise dönüş” politikası, özellikle gazilere hizmet veren ruh sağlığı uzmanlarını ciddi bir çıkmaza sürükledi.
Bir psikiyatristin yaşadıkları, yaşanan karmaşanın boyutunu ortaya koyuyor. Yıllardır şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ciddi rahatsızlıkları olan eski askerleri evinden online terapiyle tedavi eden doktor, artık bu seansları devlete ait bir açık ofiste, sadece 13 bölmeli bir alanda yapmak zorunda. Tıpkı bir çağrı merkezi gibi dizayn edilmiş bu ofis ortamında, diğer çalışanlar hastaların özel konuşmalarını duyabilir, hatta ekranlarına yansıyabilir.
“Bu Etik Değil”: Psikiyatristler Tepkili
Doktorun tepkisi netti: “Bu uygulama, ruh sağlığı hizmetlerinin en temel ilkesine, yani gizliliğe, aykırıdır.” Yıllar süren güven inşasını bir anda yok sayan bu uygulamaya karşı çıkan psikiyatrist, durumu yöneticisine aktardığında şu cevabı aldı: “Bir beyaz gürültü cihazı ve gizlilik ekranı alabilirsiniz.” Doktorun cevabıysa kararlıydı: “Gerekirse bu işi bırakırım.” Yönetici ise, “Birçoğumuz aynı noktadayız,” diyerek durumun ciddiyetini kabul etti.
Bu tarz sahneler, son haftalarda ABD genelindeki Veteran Affairs (Gaziler İşleri) ofislerinde sıkça yaşanıyor. Çünkü Trump’ın talimatları doğrultusunda, Elon Musk liderliğindeki Hükümet Verimliliği Departmanı tarafından itilen reformlar, özellikle ruh sağlığı hizmetlerini büyük ölçüde sarsmış durumda.
Telepsikiyatride Geri Adım: V.A.’nın Köklü Mirası Riske Mi Giriyor?
Bu politikalar kapsamında en dikkat çekici değişikliklerden biri, binlerce terapistin artık tamamen ofisten çalışmasının zorunlu hale getirilmesi. Oysa bu uzmanların büyük bir kısmı, işe alınırken uzaktan çalışma şartıyla başlamıştı.
Veterans Affairs, yıllar önce –pandemi başlamadan çok önce– sanal sağlık hizmetlerinin öncülerindendi. Özellikle kırsal bölgelerdeki eski askerlerin destek alabilmesini sağlamak amacıyla geliştirilen bu sistem, pandemiyle birlikte Amerikan toplumunun geneline de yayılmıştı. Şimdi ise, bu modelin terk edilmesi, hem hizmet alanları hem de verenleri belirsizlik içinde bırakmış durumda.
Ruh Sağlığı mı Bürokrasi mi?
Uzmanlar bu ani değişimin hem hastaların iyileşme sürecini hem de kamu hizmetine duyulan güveni olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle zihinsel rahatsızlıklarla mücadele eden bireyler için güvenli bir ortamda terapi almak hayati önem taşırken, çağrı merkezi benzeri ofislerde bunu sürdürmek neredeyse imkânsız hale geliyor.
Peki, bu geri adım Amerikan sağlık sistemine ne kazandıracak? Verimlilik adı altında yapılan bu değişiklikler, insan hayatı ve ruh sağlığı pahasına mı uygulanıyor?
