ABD Başkanı Donald Trump, ülke genelinde 1,6 trilyon dolarlık öğrenci kredi portföyünün artık Eğitim Bakanlığı tarafından yönetilmeyeceğini açıkladı. Cuma günü Beyaz Saray’da yapılan açıklamada Trump, bu kapsamda öğrenci kredilerinin Küçük İşletmeler İdaresi (SBA)’ne, özel eğitim ve beslenme programlarının ise Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı‘na devredileceğini duyurdu.
“Eğitim Daha İyi, Maliyet Yarı Yarıya Olacak”
Trump, bu kararların “hemen” yürürlüğe gireceğini belirterek, yeni sistemin mevcut dağınık yapıya göre çok daha iyi işleyeceğini savundu. “Öğrenci kredileri şu ana kadar kötü yönetildi, bu yeni yapı ile çok daha iyi hizmet verilecek,” dedi. Ayrıca, “Eğitim sistemi şu ankinden çok daha iyi olacak ve maliyeti yarıya inecek,” sözleriyle dikkat çekti.
Eğitim Bakanlığı Kapatılıyor mu?
Trump, bu açıklamadan bir gün önce Eğitim Bakanlığı’nın kapatılması yönünde bir başkanlık kararnamesi imzalayarak sürecin altyapısını oluşturmuştu. Ancak ABD Kongresi’nin onayı olmadan Eğitim Bakanlığı’nın resmi olarak kapatılması mümkün değil. Trump’ın göreve geldiğinden bu yana bakanlık personelinin yarısından fazlası işten çıkarıldı ve 600 milyon dolarlık hibeler iptal edildi.
Yetki Tartışmaları ve Hukuki Süreç
Trump’ın bu kararları, uzmanlar ve sendika temsilcileri tarafından eleştirildi. Özellikle öğrenci kredilerinin SBA’ye devredilmesi konusunda Başkan’ın tek taraflı hareket etme yetkisinin olup olmadığı hukuki olarak tartışılıyor. Eğitim uzmanları, bu adımın öğrencilere daha iyi hizmet sunmaktan çok, karmaşa ve belirsizlik yaratacağı görüşünde birleşiyor.
Eleştiriler Gecikmedi
Kararın ardından çok sayıda hukukçu ve eğitim politikası uzmanı, bu yetki devrinin anayasal sınırları zorladığını ve konunun mahkemelere taşınacağını belirtti. Muhalefet ve eğitim sendikaları, bu adımın öğrenci kredilerinde şeffaflık ve denetimi azaltacağını, ayrıca özel eğitim hizmetlerinin de zayıflamasına neden olacağını savundu.
Devletin Rolü Azaltılıyor mu?
Trump’ın bu hamlesi, federal devletin eğitim üzerindeki rolünü ciddi ölçüde azaltma politikasının bir devamı olarak değerlendiriliyor. Ancak öğrenci kredilerinin işletmelerle ilgilenen bir kuruma devredilmesi, borçlular için daha iyi hizmet sağlayacak mı, yoksa daha fazla bürokratik karmaşaya mı yol açacak? Bu sorunun cevabı, önümüzdeki haftalarda kamuoyu ve yargı önünde netleşecek.
