ABD Başkanı Donald Trump, Küba’da yaşanan geniş çaplı elektrik kesintileri sonrası yaptığı açıklamalarla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Beyaz Saray’da konuşan Trump, ABD’nin Küba üzerinde daha geniş bir rol üstlenebileceğini ifade etti.
Küba genelinde elektrik şebekesinin çökmesi nedeniyle yaklaşık 10 milyon kişi elektriksiz kalırken, yaşanan kriz uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı.
“Küba’yı alma onuruna sahip olabilirim”
Trump açıklamasında, ABD ile Küba ilişkilerinin uzun yıllardır tartışıldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Hayatım boyunca Amerika ile Küba hakkında konuşulduğunu duydum. ABD bunu ne zaman yapacak? Küba’yı alma onuruna sahip olacağıma inanıyorum. Onu özgürleştirir miyim yoksa alır mıyım bilemem ama istediğimi yapabilirim.”
Bu sözler, Washington’un Küba politikasına ilişkin yeni bir yaklaşım ihtimali olarak yorumlandı.
Ülke genelinde büyük elektrik kesintisi
Küba’da yaşanan kriz, ülke genelinde elektrik altyapısının çökmesiyle ortaya çıktı.
Yaklaşık 10 milyon kişinin elektriksiz kalması, hem günlük yaşamı hem de ekonomik faaliyetleri ciddi şekilde sekteye uğrattı.
Enerji altyapısındaki zayıflık ve yakıt tedarik sorunları, Küba’nın uzun süredir karşı karşıya olduğu yapısal sorunların başında geliyor.
ABD’den petrol tedarikine yaptırım sinyali
Öte yandan ABD yönetimi, Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik gümrük tarifeleri uygulanabileceği mesajını verdi.
Bu adımın hayata geçirilmesi halinde, Küba’nın enerji krizinin daha da derinleşebileceği ve ülkenin dış tedarik kanallarının baskı altına girebileceği değerlendiriliyor.
Yeni bir gerilim hattı mı oluşuyor
Trump’ın açıklamaları ve enerji krizi, ABD ile Küba arasında yeni bir gerilim hattının oluşabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre, Washington’un Küba üzerindeki baskıyı artırması halinde, Karayipler’de jeopolitik dengeler yeniden şekillenebilir.
Küba’daki enerji krizinin seyri ve ABD’nin atacağı adımlar, önümüzdeki günlerde bölgesel ve küresel politikalar açısından yakından izlenecek.
