İsrail’in Suriye’deki Mezhepsel Çatışmalardan Sağlayabileceği Faydalar
Ceyhun Bozkurt, Suriye’nin kıyı bölgesinde meydana gelen mezhepsel çatışmalardan ve belirsizliklerden İsrail’in fayda sağlayabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Bunun yanı sıra, Türkiye ile Suriye arasında olası bir deniz yetki alanı anlaşmasının İsrail tarafından engellenmek istenebileceği yorumunu da ekledi. Bozkurt, bu tür bir anlaşmanın özellikle son zamanlarda İsrail ile askeri işbirliğini artıran Güney Kıbrıs için kabus senaryosu olabileceğine dikkat çekti.
“İsrail, bugün Suriye topraklarının bir kısmını işgal altında tutuyor. Golan Tepeleri’ni yıllar önce ele geçirmişti ve şimdi bu bölgeyi aşarak Şam ile Golan arasında stratejik yerleri hedef alıyor. Birçok bölgeye düzenlenen saldırılarda, ‘Şeyh Dağı’ olarak bilinen ve İsrail’in Hermon Dağı olarak adlandırdığı alanı ele geçirmeyi başardılar. Şam’ı görebilen hakim tepelere yönelerek, Suriye’nin sahil hattını kontrol altına alma çabası içindeler.”
Bozkurt, bu çerçevede Suriye’nin sahil hattının, İsrail’in stratejik planları açısından büyük bir önem taşıdığını belirtti. Bu hareketle, Suriye’nin Akdeniz ile bağlantısını keserek Şam’ı kuşatma amacını güttüklerini vurguladı: “İsrail, dün Esad ile çatışmış olabilir, ancak bugün gerekirse Şam’ı baskılamak için Esad ile işbirliği yapmaktan çekinmeyecektir. Geçmişteki rejime ait bazı unsurlar hala varlığını sürdürüyor; bunları harekete geçirmek mümkündür.”
Bozkurt, Lazkiye ve Tartus gibi stratejik bölgelerle ilgili olarak, “Eğer Suriye ve Türkiye arasında Libya benzeri bir deniz yetki alanı anlaşması imzalanırsa, bu durum Yunanistan ve Güney Kıbrıs için kabus senaryosu olacaktır.” ifadesini kullandı. Bu sahil hattındaki gelişmelerde böyle bir arka planın olabileceğini belirtti.
“Eğer Alevilere yönelik saldırılar varsa, bu saldırılar mutlaka engellenmeli ve sorumlular cezalandırılmalıdır. Aynı şekilde, Sünnilere yönelik saldırılar da varsa, bu saldırganların yakalanıp cezalandırılması gerekmektedir. Suriye, gelecekte mezhepsel bir kaosa sürüklenmemelidir.” dedi. Bozkurt, bu tür bir kaosun İsrail’in Şam güneyi ve Suriye sahil kesimindeki etkisini artırabileceğine dikkat çekti.
Kaosun, YPG’nin de kalıcılaşmasına zemin hazırlayabileceğini ifade eden Bozkurt, “Yıllarca mezhepsel kaostan beslenerek Rakka ve Deyrizor hattına kadar inen bir terör örgütü mevcut. Türkiye, Fırat Kalkanı, Barış Pınarı ve Zeytin Dalı gibi harekâtları yapmasaydı, YPG belki de sahil hattına kadar ilerleyecekti. Amaçlanan zaten buydu.” şeklinde konuştu.
Bozkurt, Türkiye’nin bu operasyonları yürütmesinin, Amerikan-İsrail koridorunu paramparça ettiğini belirtti ve “Bu kaostan faydalananlardan biri de Amerika’ydı.” diyerek durumu özetledi.