2025’te Dünya’yı Sarsacak Tehlike: Savaşların Gölgeleri!

2025te-dunyayi-sarsacak-tehlike-savaslarin-golgeleri-DpOQAZSp.jpg

Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Riskler Raporu

Dünya Ekonomik Forumu (DEF), her yıl Davos’ta gerçekleştirilen Yıllık Toplantıları öncesinde hazırladığı Küresel Riskler Raporu’nu yayımladı. Bu rapor, Eylül ve Ekim 2024 döneminde dünya genelinde 900’den fazla risk uzmanı, politika yapıcısı ve sektör liderinin katıldığı anketin sonuçlarını içermektedir. Raporda, artan jeopolitik, çevresel, toplumsal ve teknolojik zorlukların dünya istikrarı ve gelişimini tehdit ettiği, giderek parçalanan bir küresel manzara ortaya konulmaktadır.

Bu yılki araştırma sonuçlarında ekonomik riskler daha az ön planda olsa da toplumsal ve jeopolitik gerilimlerle bağlantılı endişeler devam etmektedir. Katılımcılar, dünyanın uzun vadedeki görünümüne ilişkin kısa vadeye göre daha karamsar bir tablo çizmektedir. Anket katılımcılarının neredeyse üçte ikisi, 2035 yılına kadar çevresel, teknolojik ve toplumsal zorlukların artmasıyla daha çalkantılı bir küresel durumun ortaya çıkacağını öngörmektedir.

Kısa Vadeli Risklerde Jeopolitik Gerilimler ve Dezenformasyon Ön Planda

Rapora göre, katılımcıların %23’ü bu yıl için en büyük riskin devlet temelli silahlı çatışmalar olduğunu belirtirken, en önemli 10 risk sıralamasında aşırı hava olayları ikinci sırada yer almaktadır. Diğer riskler arasında jeo-ekonomik çatışmalar, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, toplumsal kutuplaşma, ekonomik gerileme, yeryüzü sisteminde kritik değişiklikler, işsizlik veya ekonomik fırsat eksikliği, insan hakları ve sivil özgürlüklerin erozyona uğraması ile eşitsizlik bulunmaktadır.

Gelecek iki yıla ilişkin riskler açısından ise yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, ikinci kez üst üste en yüksek risk olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, dezenformasyonun ulusal ve uluslararası bölünmeleri derinleştirerek toplumsal uyum ve yönetişim üzerindeki tehditleri artırdığını göstermektedir. Aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma, siber casusluk ve savaş da gelecek iki yıla ilişkin en büyük 10 risk arasında yer almaktadır. Katılımcıların yarısından fazlası, önümüzdeki iki yıl içinde dünyada istikrarsızlık beklemekte ve bu durum, uluslararası işbirliğindeki parçalanmayı yansıtmaktadır.

Uzun Vadeli Görünümde Çevresel Riskler En Büyük Tehdit

Gelecek 10 yıla ilişkin uzun vadeli en büyük 10 risk arasında çevresel riskler birinci sırada yer almaktadır. Bunu biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü, yeryüzü sisteminde kritik değişiklikler, doğal kaynakların azalması, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, yapay zeka teknolojilerinin olumsuz sonuçları, eşitsizlik, toplumsal kutuplaşma, siber suçlar ve kirlilik takip etmektedir. Rapora göre, uzun vadeli projeksiyonlar, küresel işbirliği mekanizmalarının giderek artan bir baskı altında olduğunu göstermektedir.

Katılımcıların %64’ü, dünyadaki orta ve büyük güçler arasında rekabetin damgasını vurduğu parçalanmış bir küresel düzen öngörürken, çok taraflılık açısından ciddi sıkıntılar yaşanacağını düşünmektedir. Eşitsizlik ve toplumsal kutuplaşma gibi riskler, hem kısa hem de uzun vadede öne çıkmakta; yasa dışı ekonomik faaliyetler, artan borç yükleri ve stratejik kaynakların belirli bölgelerde yoğunlaşmasına ilişkin artan endişeler, gelecek yıllarda küresel ekonomiyi istikrarsızlaştırabilecek kırılganlıklar olarak değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda rapor, ülkelere istikrarsızlığı önlemek, güveni yeniden inşa etmek ve herkes için sürdürülebilir ve kapsayıcı bir gelecek sağlamak amacıyla diyaloğa öncelik verilmesi, uluslararası bağların güçlendirilmesi ve işbirliğinin teşvik edilmesi çağrısında bulunmaktadır.

DEF Genel Müdürü Mirek Dusek, raporun sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Artan jeopolitik gerilimler, küresel güvenin zarar görmesi ve iklim krizi, küresel sistemi daha önce hiç olmadığı kadar zorluyor. Ülkeler arasındaki parçalanmaların ve artan risklerin damgasını vurduğu bir dünyada, liderlerin bir seçeneği var. O da işbirliğini ve dayanıklılığı teşvik etmek ya da artan istikrarsızlıkla yüzleşmek. Riskler hiç bu kadar yüksek olmamıştı” ifadelerini kullanmıştır.

Exit mobile version