BDDK’dan Yeni Sermaye Yeterliliği Düzenlemeleri
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankaların sermaye yeterliliği hesaplamalarına ilişkin önemli değişiklikler duyurdu. Bu yeni düzenlemelerin amacı, finansal piyasalarda güven ve istikrarı sağlamak, aynı zamanda kredi sisteminin etkin bir şekilde işlemesine katkıda bulunmaktır. BDDK’nın yaptığı açıklamada, bankaların sermaye yeterliliği hesaplamalarında bireysel kredilere ve konut kredilerine uluslararası minimum standartlar ile kıyasla daha temkinli risk ağırlıkları uygulanacağı vurgulandı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Tüketicilere kullandırılan binek araç edinimi amaçlı taşıt kredileri, taşıt teminatlı krediler, ihtiyaç kredileri, bireysel kredi kartları ve ayrıca tüketicinin kendisinin, eşinin veya 18 yaş altındaki çocuklarının sahibi olduğu en az bir konutun bulunması durumunda, bu kişilere konut edinmeleri amacıyla sağlanan ikamet amaçlı gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan kredilere ilişkin daha ihtiyatlı risk ağırlıkları belirlenmiştir. Bu kapsamda, 31/7/2023 tarihli ve 10630 sayılı Kurul Kararı ile 24/8/2023 tarihli ve 10655 sayılı Kurul Kararları iptal edilmiş ve söz konusu kredilere Yönetmelikte belirlenen risk ağırlıklarının uygulanmasına karar verilmiştir.”
Ek Risk Ağırlığı Uygulaması
BDDK, 31 Temmuz 2023 tarihinde gerçekleştirdiği düzenleme ile, sermaye yeterliliği standart oranları hesaplamasında, ihtiyaç kredileri, bireysel kredi kartları, taşıt kredileri ve taşıt teminatlı krediler gibi işlemler için risk ağırlıklarının artırılmasına karar vermişti. Bu uygulama, standart yaklaşımın kullanılması durumunda bankaların risk ağırlıklarının %150 olarak belirlenmesiyle, kredi faizlerinde bir artışa yol açarak kredi arzını ve dolayısıyla talebi sınırlamayı hedeflemiştir. Böylece, iç talepte de bir kısıtlama sağlanmıştır.
Önceki Oranlara Dönüş
Son yapılan düzenleme ile BDDK, daha önceki risk ağırlık oranlarına geri dönmüştür. Düzenleme öncesinde, kredi kartları için 1-6 ay vadede %100, 6 aydan uzun vadede %150, ihtiyaç kredileri için 1-12 ay vadede %100, 12 aydan uzun vadelerde %150 ve taşıt kredileri için ise risk ağırlığı %75 seviyesinde bulunmaktaydı. Bu dönüşüm, bankaların kredi verme süreçlerinde daha dengeli bir yaklaşım sergilemesine olanak tanıyacaktır.
