Almanya Merkez Bankası’ndan Gümrük Tarifeleri Üzerine Açıklama
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye verdiği röportajda, Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’nin çelik ve alüminyum ürünlerine 2 Nisan’da uygulamayı planladığı gümrük tarifelerine yanıt vermekte haklı olduğunu vurguladı. Nagel, küresel ticaret savaşının tüm taraflar için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirterek, bu durumun Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’yı bu yıl resesyona sürükleyebileceğine dikkat çekti.
Nagel, “Tarifelerin olduğu bir dünyadayız. Eğer tarifeler gerçekten uygulanacaksa, bu yıl için bir durgunluk beklentisi içinde olabiliriz.” ifadelerini kullandı. Almanya’nın “Avrupa’nın hasta adamı” olduğu yönündeki iddiaları reddeden Nagel, Alman ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu ve ülkede güçlü, rekabetçi şirketlerin bulunduğunu dile getirdi.
ABD’nin Gümrük Vergisi Tehditleri
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, otomobil başta olmak üzere Avrupa Birliği’nden (AB) ithal edilen diğer malları da gümrük vergileriyle tehdit etti. Ancak şu ana kadar herhangi bir gümrük vergisi uygulaması gerçekleştirilmedi. Trump, dış ticaret açığını azaltmak ve yerli üretimi desteklemek amacıyla AB ürünleri için gümrük vergilerini önemli ölçüde artıracağını kesin bir dille ifade etti. Bu bağlamda, AB’den yapılan tüm ithalata yüzde 10 ya da yüzde 20 oranında gümrük vergisi uygulamak istediğini açıkladı.
Alman Ekonomisinin Durumu
Alman ekonomisi, bölgedeki diğer ülkelere oranla daha büyük bir rol oynayan imalat sektöründeki kalıcı zayıflık nedeniyle hala kırılgan bir yapıya sahip. Ekonominin 2024 yılı boyunca bir önceki yıla göre yüzde 0,2 oranında gerilediği gözlemleniyor. Çin ile artan rekabetin yanı sıra yapısal sorunların da ekonomiyi olumsuz etkilediği ve bu durumun art arda ikinci yıl küçülmeye neden olduğu belirtiliyor. 2023 yılı itibarıyla ekonomi yüzde 0,3 oranında daralma yaşadı.
Almanya Merkez Bankası’nın (Bundesbank) 24 Şubat’ta yayımlanan raporunda, kurulacak koalisyon hükümetinin zorlu ekonomik ortamda göreve başlayacağına işaret edilerek, temel eğilim açısından Alman ekonomisinin durgunluk içinde sıkışıp kalmaya devam ettiği aktarılmıştır.
