Çin Tehdidine Karşı Cam Sektöründe Koruma Çığlığı! Yeni Stratejilerle Geleceği Korumak Mümkün mü?

cin-tehdidine-karsi-cam-sektorunde-koruma-cigligi-yeni-stratejilerle-gelecegi-korumak-mumkun-mu-TK48knzm.jpg

Türk Cam Sektörünün Geleceği ve Olası Riskler

Türk cam sektörünün önde gelen temsilcileri, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin (ÇCSİB) düzenlediği toplantıda bir araya geldi. ÇCSİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tansu Kumru ve Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya gibi önemli isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen bu toplantıda, sektörün mevcut durumu, karşılaştığı riskler, fırsatlar ve geleceğe yönelik hedefler ele alındı.

1935’te kurulan Türk cam sektörü, 90 yıllık geçmişinde 170’ten fazla ülkeye ihracat yaparak, Türkiye’nin cari açığını azaltan öncü sektörlerden biri haline geldi. Tansu Kumru, “Bu yıl ve önümüzdeki dönem, hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler barındırıyor. Orta Doğu’daki değişen dengeler ve bu bölgede yaşanan yeniden yapılanma süreci, özellikle mimari camlar gibi inşaat sektörüne yönelik ürünler için önemli fırsatlar sunuyor. Ayrıca, ABD’nin başta Çin olmak üzere Asya ülkelerine karşı korumacılığı artırması, ülkemizin ABD pazarındaki büyüme potansiyelini de artıracak. Ancak, bu durum bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Çin, Malezya ve Vietnam gibi ülkeler, ABD pazarına yönelme şansı bulamazlarsa, kapasitelerini ülkemize ve bizim ana ihracat pazarımız olan Avrupa’ya yönlendirebilir. Eğer gerekli korumacılık tedbirlerini almazsak, bu ülkelerin düşük maliyetli üretimleri, yalnızca ihracat pazarlarımıza değil, iç pazarımıza da daha fazla girmesine yol açabilir” dedi.

Korumacılık Önlemleri ve İş Birlikleri

Tansu Kumru, bu risklerle başa çıkmak için Ticaret Bakanlığı ile iş birliği içerisinde çalıştıklarını belirtti. “Uygulamada olan korumacılığın artırılması, anti-damping gibi uzun vadeli tedbirlerin yanı sıra, hızlı sonuçlar alınabilecek ilave vergiler ve gözetim bedellerinin yükseltilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle cam ev eşyası, cam elyaf, düz cam ve işlenmiş cam alanları için yeni tedbirlerin devreye alınması gereklidir. Bunun yanı sıra, haksız rekabet oluşturan ithalata karşı uygulanan korumacılık önlemlerinin Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılan ithalat için de uygulanmasını talep ediyoruz. Mevcut DİR uygulaması, beyaz eşya camı ve cam elyafı alanlarında faaliyet gösteren üreticilerimizi zor durumda bırakıyor” diye konuştu.

Kumru, “ÇCSİB olarak, cam sektörünün başta Avrupa, ABD ve Orta Doğu olmak üzere dünya genelindeki ihracat hedeflerini gerçekleştirebilmesi için yerli üretimin haksız rekabetten korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, ÇCSİB çatısı altında TurkishGlass markasıyla hem ihracatımızı artırmak hem de sektörümüzü bu risklere karşı korumak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yerli Üretim ve Kapasite Artışı

Tansu Kumru, enerji tasarrufu sağlayan kaplamalı cam yatırımları ve sıfır enerjili binalar için oluşturulan standartların uygulanması konusuna da değindi. “Güneş panellerinde maksimum verimlilik sağlayan enerji camlarının üretimi için yapılan yatırımlarla, bu segmentteki üretim kapasitemizi dört katına çıkaracağız. Cam ev eşyasında ise Türkiye, güçlü markaları ve üretim-tasarım gücü ile dünyanın önemli oyuncularından biridir. Kapasitemiz, hem ihracat pazarlarımızı çeşitlendirmemizi hem de mevcut pazarlarda derinleşmemizi sağlıyor. Ülkemizin cam ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılayacak kapasitemiz mevcuttur. Dolayısıyla, Çin ve diğer ülkelerden ithal cam almamız gerektirecek bir kapasite eksikliği söz konusu değildir” dedi.

Exit mobile version