Türkiye’de yüksek seyreden enflasyon, perakende sektöründe tüketici davranışlarını değiştirirken, lüks segmentte tam tersi bir tablo ortaya çıkıyor. Özellikle lüks saat markalarının merkezi olan İsviçre saatlerine olan ilgi hız kesmeden artıyor. İsviçre Saat Federasyonu’nun verilerine göre, Türkiye, 2025 yılının ilk yedi ayında 9 milyar 448 milyon TL (184,7 milyon İsviçre Frangı) değerinde saat ithalatı yaparak, dünyada en çok saat ithal eden 16. ülke konumuna yükseldi.
Yatırım Aracı ve Statü Göstergesi Olarak Lüks Saatler
Ekonomi’den Yener Karadeniz‘in haberine göre, bu rekor artışın arkasında iki temel neden yatıyor. İlki, yüksek gelir grubunun tüketim alışkanlıklarının enflasyondan görece daha az etkilenmesi. İkinci ve daha önemli sebep ise lüks saatlerin, dalgalı kur ortamında güvenli bir yatırım aracı olarak görülmesi. Döviz bazında değerini koruyan bu ürünler, özellikle varlıklı kesim tarafından bir yatırım enstrümanı olarak tercih ediliyor. Bunun yanı sıra, lüks saatler Türkiye’de aynı zamanda bir statü göstergesi olarak da öne çıkıyor. Genç profesyoneller ve iş dünyasının önde gelen isimleri, bu saatleri “prestij unsuru” olarak konumlandırıyor.
Küresel Pazarda Lüks Segment Yükselişte
Türkiye’nin bu eğilimi, küresel saat pazarındaki genel trendlerle de uyumlu. İsviçre saat endüstrisi, temmuz ayında toplam ihracatını %6,9 artırarak 2,4 milyar İsviçre Frangı’na çıkardı. Bu artışta, 3 bin frank ve üzeri fiyat etiketine sahip lüks saatlerin satışındaki %9,4’lük büyüme etkili oldu. Buna karşın, 200 frank altı ucuz saatlerde ise küresel çapta bir daralma yaşandığı görüldü. Türkiye’nin 7 aylık dönemde toplam saat ithalatı ise 14 milyar TL’ye ulaştı.
