Dünya Bankası’nın Uluslararası Borç Raporu: 2023’te Rekor Harcama
Dünya Bankası, 2023 yılına dair Uluslararası Borç Raporu’nu yayımladı. Raporda, gelişmekte olan ülkelerin 2023 yılında faiz maliyetlerinin son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasıyla dış borçlarını ödemek için toplamda 1,4 trilyon dolarlık bir rekor harcama yaptığı kaydedilmektedir.
Faiz ödemelerinin neredeyse %30 artarak 406 milyar dolara ulaştığı belirtilen raporda, bu durumun sağlık, eğitim ve çevre gibi kritik alanlardaki bütçeleri zorladığı vurgulanmıştır. Rapor, en yoksul ve kırılgan ülkelerde mali baskının en yoğun hissedildiğine dikkat çekmektedir. Bu ülkelerin, 2023 yılında borçlarını ödemek için 96,2 milyar dolarlık bir rekor ödeme gerçekleştirdiği ifade edilmiştir.
Bu özel durum için ana para ödemelerinin yaklaşık %8 azalarak 61,6 milyar dolara düştüğü, fakat faiz maliyetlerinin 2023’te tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 34,6 milyar dolara çıkarak 10 yıl önceki tutarın dört katına ulaştığı aktarılmaktadır.
Dünya Bankası: “Can Simidi” Haline Geldi
Raporda, kredi koşullarının giderek sıkılaşmasıyla birlikte Dünya Bankası ve diğer çok taraflı kuruluşların en yoksul ekonomiler için bir “can simidi” haline geldiği ifade edilmiştir. Kovid-19 salgınının, tüm gelişmekte olan ülkelerin borç yükünü keskin bir şekilde artırdığı ve sonrasında küresel faiz oranlarındaki artışın birçok ülkenin ekonomik toparlanmasını zorlaştırdığı belirtilmektedir.
2023 yılı sonunda, tüm düşük ve orta gelirli ülkelerin toplam dış borcunun 2020 yılına kıyasla %8 artarak 8,8 trilyon dolarlık rekor seviyeye ulaşacağı öngörülmektedir. Raporda ayrıca, 2023 yılında yurt dışından borçlanmanın tüm gelişmekte olan ekonomiler için önemli ölçüde daha pahalı hale geldiği, resmi kreditörlerden alınan kredilerin faiz oranlarının iki katına çıkarak %4’ün üzerine yükseldiği bildirilmektedir.
- Özel kreditörler tarafından uygulanan oranların bir puandan fazla artarak %6’ya yükseldiği ve bu durumun son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı vurgulanmıştır.
- Küresel faiz oranlarının o zamandan beri düşmeye başladığı ancak Kovid-19’dan önceki yıllarda geçerli olan ortalamanın üzerinde kalmasının beklendiği ifade edilmektedir.
