Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Refet Gürkaynak’ın Değerlendirmeleri
Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Refet Gürkaynak, Bloomberg HT’ye verdiği röportajda güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Gürkaynak, faiz indirimlerinde acele edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, enflasyonun düştüğüne dair ikna olunmadan kademeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, Ocak ayından itibaren faizlerde indirim beklediğini ifade etti.
Gürkaynak, reel değerlenmeye bir miktar müsaade etmenin şu an için sakıncalı olmadığını belirtti. “Makro düzeyde reel değerlenme sıkıntısı cari açıkta ortaya çıkıyor ve cari tarafta da böyle bir endişe görmüyoruz. Enflasyonu bastırmak için bir süre daha reel değerlenmeye müsaade etmekte büyük bir sakınca yok gibi.” dedi. Bu bağlamda, cari açığın ülkenin tasarruf açığına işaret ettiğini vurgulayan Gürkaynak, “Para politikanız eğer tasarruf etme yerine hemen harcama yapmayı teşvik ediyorsa, insanlar harcamaya yöneliyorlar. Harcamalar arttıkça ve ülke yeterince üretim yapamazsa, talep bir kısmının yurtdışına kaymasına sebep oluyor. Bunu cari açık olarak görüyoruz.” şeklinde konuştu.
“Reel Kurun Değerlenme Potansiyeli”
Gürkaynak, sözlerine şöyle devam etti: “Para politikasının kısıtlı olduğunun bir göstergesi de cari açığın daralıyor olmasıdır. İnsanlar harcamaktansa tasarruf etmeye yöneliyorlar. Enflasyon düştükçe bu etki artacak ve dolayısıyla cari açığı iç tarafta kontrol edebilir duruma geleceksiniz. Fiyat hassasiyetini bir miktar azaltıyorsunuz; fiyat hassasiyetine reel kurdur. Reel kur biraz daha değerlenebilir gibi gözüküyor. Ancak reel kuru fazla değerlendirirseniz, insanların devalüasyon korkusu ile hareket etmeleri engellenemez. Bu nedenle, kontrolsüz bir artışa gitmemek gerekiyor; henüz bu aşamada değiliz.”
Reel faizin hangi aralıkta olması gerektiği konusunda kesin bir görüş belirtmeyen Gürkaynak, ancak nerede olmaması gerektiğini açıkladı. “2021-2022 döneminde uyguladığımız eksi yüzde 40 reel faiz uygulamaları enflasyonun patlamasına yol açtı. Böyle bir reel faiz olamaz. Şu anda mevcut enflasyona, beklenen enflasyona ve Merkez Bankası’nın tahminlerine bakıldığında, piyasa katılımcıları pozitif bir reel faiz sağladığımızı gözlemliyor. Burada önemli olan enflasyonun kendisine odaklanmaktır. Enflasyon düşüyorsa, doğru bir para politikası uyguluyoruz demektir; fakat bunun için enflasyonun biraz daha düşmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.
“Faiz İndirimleri İçin Beklentiler”
Faiz indirimleri konusunda Merkez Bankası’nın acele etmemesi ve kademeli bir indirim stratejisi izlemesi gerektiğini vurgulayan Gürkaynak, “Ekim enflasyonu beklenmedik bir şekilde düşük gelmezse, yakın zamanda bir faiz indirimi beklememek gerekir. Eğer bir indirim yapılacaksa, bunun bir seferde yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Aralıktan önce bir indirim olacağını sanmıyorum. Merkez Bankası’nın Ekim ve Kasım enflasyonlarını görmeyi beklemesini beklerim. Aralıkta da bir indirim olmasını beklemiyorum. Yapmışken bu işi burada tutmalıyız; çünkü Türkiye’de faiz arttırmak zor bir iş, dolayısıyla faiz indirimine başlarsak ve sonra daha erken yapmışız dersek, bu noktada geri dönmek siyasi olarak oldukça zor olacaktır. Yeni yılı beklemelerini öneriyorum. Bu beklenti, benim enflasyonun düşmesini beklememden kaynaklanıyor. Büyük adımlarla indirim yapmak yerine, küçük adımlarla ilerleyip ‘ben artık enflasyonun düşmekte olduğunu ikna oldum’ diyerek kademeli bir şekilde faizi indirmek daha makul bir yaklaşım olur. Beklentim bu yöndedir.” dedi.
