İngiltere Merkez Bankası’ndan Faiz İndirimine Dair Açıklamalar
İngiltere Merkez Bankası (BOE) Başkanı Andrew Bailey, 2025 yılına dair ekonomik öngörülerini paylaşarak dikkatleri üzerine çekti. Bailey, BOE’nin Kasım ayındaki tahminlerinde belirttikleri yol haritasının, dört faiz indirimine dayanarak oluşturulduğunu ve bu indirimlerin enflasyonu bankanın hedefi olan %2 seviyesine çekmeye yardımcı olacağını ifade etti.
Bailey, dört faiz indiriminin BOE’nin merkezi planlama senaryosuyla uyumlu olup olmadığına dair gelen bir soruya, “Evet,” yanıtını vererek, bu stratejinin arkasındaki mantığı destekledi. Bunun ardından yatırımcılar, Financial Times’ın (FT) yaptığı haberin etkisiyle daha fazla faiz indirimini fiyatlamaya başladı ve gelecek yıl için dört çeyrek puanlık faiz indirimini dikkate almaya koyuldu.
Para piyasaları, 2025 yılının sonuna kadar yaklaşık 83 baz puanlık bir gevşeme fiyatlaması yaparak, yatırımcıların üç veya dört faiz indirimi arasında bölündüğünü gösterdi. Başkan Bailey, enflasyonun bu yıl tahmin edilenden daha hızlı bir şekilde düştüğünü bir kez daha vurguladı. Ancak, Ekim ayındaki bütçe düzenlemeleri ve Donald Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanma ihtimalinin küresel ticaret savaşları konusunda oluşturduğu tehditlerin ekonomik görünümü karmaşıklaştırdığı konusunda da uyarıda bulundu.
Bailey, BOE’nin, Maliye Bakanı Rachel Reeves‘in sunduğu bütçeden sonra, sorumlu oldukları 26 milyar sterlinlik ek ulusal sigorta bordrosu vergi katkılarının çoğunu geri almak için işletmelerin fiyat artışlarını mı yoksa işten çıkarmaları mı tercih edeceklerini belirlemek için ikinci çeyreği beklemesi gerekebileceğine dikkat çekti. Bailey, “Bahara girerken, nereye gittiğine dair daha iyi bir fikre sahip olacağız,” dedi.
Başkan Bailey, Reeves’in bütçesinin, vergileri yılda 40 milyar sterlin artırdığına ve İngiltere’nin kamu hizmetlerini yeniden yapılandırmak ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek için borçlanmayı artırdığı unsurlarını memnuniyetle karşıladı. BOE Başkanı, resmi aylık verilerin tahminlerden yüksek seyrettiği göz önüne alındığında, hükümetin günlük kamu hizmetlerine aşırı harcama yaptığı gerçeğinin açık olduğunu belirtti ve “Açıkça ele alınması gereken sorunlar vardı,” ifadelerini kullandı.
