İzmir Ticaret Odası’nın Haziran ayı meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, hem Türkiye ekonomisi hem de küresel sistem açısından jeopolitik belirsizliklerin ve politika risklerinin ekonomik daralmayı tetiklediğini ifade etti. Özgener, ekonomideki asıl sorunun gümrük vergileri ya da emtia fiyatlarından değil, değişen jeopolitik dengelerden kaynaklandığını vurguladı.
Tüketimle büyüme sürüyor ama üretim zayıflıyor
2025 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin büyümeye devam ettiğini belirten Özgener, ikinci çeyreğe girildiğinde daralma sinyallerinin netleştiğine dikkat çekti. Kapasite kullanım oranlarının da düşüşte olduğunu belirten Özgener, sanayi üretiminin ivme kaybettiğini, tüketim odaklı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğduğunu ifade etti.
Yeni teşvik sistemi iş dünyası için stratejik önem taşıyor
Özgener, 30 Mayıs’ta yasalaşan yeni yatırım teşvik sistemi ile birlikte özel sektörün daha hedefli destekler alabileceğini söyledi. Vergi desteklerinin kademeli olarak azaltıldığı yeni yapıda, faiz ve kâr payı desteğinin artırıldığını ve makine alım desteği gibi yeni bir unsurun eklendiğini açıkladı.
Bu sistemde, yüksek teknoloji yatırımları öncelikli hale gelirken, HIT-30 programı ve Öncelikli Ürün Listesi çerçevesinde stratejik sektörlere yoğun destek verilmesi planlanıyor. Özgener, bu durumun Türkiye’nin katma değeri yüksek üretim yapısına geçişinde önemli rol oynayacağını vurguladı.
OSB’ler için ek teşvik çağrısı
Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB) sanayi politikalarında kilit rol oynadığını belirten Özgener, SGK işveren primi desteğinin OSB’ler özelinde artırılması gerektiğini savundu. Bu adımın, hem yatırım ortamını canlandıracağını hem de istihdamı destekleyeceğini ifade etti.
Ayrıca, yazılım, algoritma ve veri altyapısı gibi teknolojik yatırımların da vergi teşvikleriyle desteklenmesi gerektiğini belirten Özgener, üniversite-sanayi iş birliklerini kapsayan teşvik mekanizmalarının da sistemin parçası olması gerektiğini söyledi.
Hürmüz krizi ve yüksek faiz küresel yavaşlamayı derinleştirebilir
Özgener, Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimle birlikte sigorta ve navlun maliyetlerinde yükseliş başladığını, petrol fiyatlarındaki olası artışların da küresel enflasyonu tetikleyebileceğini dile getirdi. Bu gelişmelerin dünya genelinde sıkı para politikalarının daha uzun süre devam etmesine yol açabileceğini söyledi.
Yüksek faizlerin küresel ekonomide daha sert bir yavaşlamaya neden olabileceğini belirten Özgener, jeopolitik krizlerin yarattığı ekonomik baskıların her geçen gün daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti. Özgener, “Dünya ekonomisinin bu tür şoklara dayanacak gücü kalmadı. Bu nedenle diplomasi ve sağduyu daha da önemli hale geldi” ifadelerini kullandı.
