JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un Siyasi Tercihleri ve Endişeleri
JPMorgan Chase’in CEO’su Jamie Dimon, yakın çevresine, Başkan Yardımcısı ve başkanlık için aday olan Kamala Harris’i desteklediğini ve eski Başkan Donald Trump’tan pek hoşlanmadığını ifade etti. Ancak, bu desteğini kamuoyuna açıklamaktan çekindiği belirtiliyor. Dimon, bu yılın başlarında Trump’ın bazı politikalarını övdüğünde, uzun süreli Demokrat destekçisi olarak siyasi ve mali elitler arasında şaşkınlık yaratmıştı. Bu durum, onun Cumhuriyetçi adaya olan bağlılığını değiştirdiği yönünde spekülasyonlara yol açmıştı. O zamandan beri bu durumu gizli tutma çabaları içinde olduğu anlaşılıyor.
Ülkenin en büyük bankalarından biri olan JPMorgan’ın genellikle açık sözlü CEO’su, son dönemde siyasi eğilimleri konusunda alışılmadık bir belirsizlik sergiliyor. Geçtiğimiz hafta verdiği bir röportajda, Dimon’ın, Trump’ı destekleme kapısını açık bıraktığı ve son seçim sonrasındaki tutumunu “ihanet” olarak nitelendirdiği biliniyor. Ancak özel konuşmalarında, Kamala Harris’i desteklediğini ve onun yönetiminde bir rol üstlenmeyi, belki de Hazine Bakanlığı görevini düşünmeyi açıkça ifade etti.
Dimon’un duruşunu kamuoyuna açıklamaktan kaçınmasının arkasında, Trump’ın yeniden galip gelmesi durumunda, kendisine ve şirketine karşı siyasi misilleme yapabileceği korkusu yatıyor. Bu endişe, yalnızca Dimon için değil, birçok güçlü şirket yöneticisi için de geçerli. Zira Trump, son dönemlerde siyasi misilleme tehditlerini artırmış durumda.
