Makine İhracatında Tarihi Zirve: 10 Ayda 23,3 Milyar Dolarla Rekor Kırıldı!

makine-ihracatinda-tarihi-zirve-10-ayda-233-milyar-dolarla-rekor-kirildi-Vht6DSS5.jpg

Türkiye’nin Makine İhracatı Üzerine Değerlendirme

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından yapılan son açıklamaya göre, Türkiye’nin serbest bölgeler dahil toplam makine ihracatı, 2023 yılının 10 aylık döneminde miktar bazında geçen yıla göre %4,3 oranında bir düşüşle 3,1 milyon ton seviyesine geriledi. Ancak değer bazında toplam ihracat, geçen yıl ile aynı seviyede kalarak 23,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Makine sektörünün kilogram başına ortalama ihracat fiyatları, Ekim ayında 7,5 dolar olarak belirlenirken, bu ay içerisinde 2,5 milyar dolarlık bir ihracata ulaşılarak aylık bazda %4,3’lük bir artış sağlandı.

İhracatın Öne Çıkan Dalları

10 aylık dönemde, en fazla makine ihracatı yapılan dallar arasında evsel ve endüstriyel soğutma makineleri ilk sırada yer alırken, onu içten yanmalı motorlar ve aksamları ile inşaat ve madencilik makineleri takip etti. İhracat pazarları arasında ise, %5’lik bir gerilemeye rağmen 3 milyar doları aşan Almanya, en büyük pazar konumunu korudu. Rusya ikinci sırada yer alırken, %7,5’lik bir artış gösteren ABD ise üçüncü sırada bulunuyor.

Belirsizlikler ve Olası Etkiler

Açıklamada görüşlerine yer verilen Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ABD’deki seçimlerle birlikte, bu yıl küresel ekonomiyi etkileyen belirsizliklerin sona erdiğini belirtti. Donald Trump’ın yeniden Başkan seçilmesinin küresel ihracat üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendiren Karavelioğlu, şunları kaydetti:

  • Yüksek İthalat Vergileri: Trump hükümetinin ithalata yüksek vergiler getirme vaatlerinin, küresel ölçekte yeni bir korumacılık savaşı başlatacağı ve dünya ticaretinde gözle görülür bir daralmaya yol açacağı açık.
  • Rekabet Gücüne Etkisi: Yükselen duvarların, küresel büyümeyi zayıflatmakla kalmayıp, ürünlerden çok üreticileri hedef alacak ilave gümrük vergileriyle, bir türlü sonuna gelinememiş dezenflasyon çabalarını da akamete uğratabileceği öngörülüyor.
  • Döviz Kurları: Ana pazarı Avrupa olan ve ihracatının çoğunu avroyla, dolarla ithalatını yapan sektörler için, doların güçlenmesinin karlılık ve rekabetçilik açısından menfi etkileri olacaktır.

Karavelioğlu, son yıllarda ABD’ye yönelik hızlı artan makine ihracatının, parite risklerini azaltma çabalarının bir sonucu olduğunu vurguladı. Tedarik zincirlerindeki yeni kırılmaların, ABD pazarındaki işbirlikleri giderek güçlenen Türkiye için yeni fırsatlar yaratacağına inandığını belirtti. Ayrıca, ABD ile ticaretinin sınırlanacağı ülkelerin, dünyanın geri kalanında ticaret yollarını saptırmak da dahil olmak üzere daha agresif stratejiler geliştireceğini ifade etti.

Sektördeki Zorluklar ve İstihdam Üzerindeki Etkiler

Karavelioğlu, dünya makine cirosunda %2’lik bir düşüşün, alışılmış sanayi kollarının egemen olduğu gelişmiş ülkelerde büyük sorunlar yarattığını vurguladı. Özellikle Almanya’da Satın Alma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI) Eylül ayında 40,6’ya kadar gerilemesinin üretim maliyetleri düşük ülkelere kayış konusunda tedirginlik oluşturduğuna dikkat çekti. Bu durumun, gelişmiş ülkelerin makine, otomotiv ve savunma sanayi gibi üretim sektörlerini koruma kararlılığıyla birleştiğini ifade etti.

Karavelioğlu, “Bugüne kadar bu kutuplaşmalar arasında yolumuzu hep bulmamızı sağlayan rekabet gücümüzü koruyabilmek için, niş alanlardaki üretim ölçeklerimizi ve teknoloji seviyelerindeki çeşitliliğimizi geliştirmeye her zamankinden fazla eğilmeliyiz. Kamunun yatırım, inovasyon ve sürdürülebilirlik desteklerini odak sektörlerde daha işlevsel hale getirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

İstihdam ve Üretim Sorunları

Ticaret Bakanlığının yılın ikinci çeyreğindeki büyümenin yarısının net mal ve hizmet ihracatından geldiğine yönelik vurgusunu önemli bulduğunu belirten Karavelioğlu, neredeyse tüm iç pazarlarda talep, yatırım ve üretimin zayıfladığını, kapasite kullanım oranlarının gerilediğini ifade etti. Bu durumun genel ihracatın ucuzlamasına neden olduğunu, değer bazındaki artışın büyük ölçüde miktar bazındaki daha büyük artışlarla sağlanabildiğini bildirdi.

Makine sektöründe ise miktar bazındaki gerilemenin ihracat birim fiyatlarındaki artışla kompanse edildiğini söyleyen Karavelioğlu, yurt içi üretim maliyetlerindeki yükselişin bu fiyat düzenlemelerine neden olduğunu, ancak bu durumun sürdürülebilir olmadığını belirtti. 2019-2023 yılları arasında istihdamda %40 gibi yüksek bir artış sağlanan sektörde, son 12 ayda istihdam artışının durduğunu ve %1 seviyesinde bir azalma yaşandığını kaydetti. Ayrıca, 4 yılda %72 artan makine üretiminin bu yıl %8 civarında düştüğünü ifade ederek, rekabet gücünü koruyabilmek için bu trendin hızla kırılması gerektiğini vurguladı.

Exit mobile version