Bakanlık Ekipleri Kayıt Dışılığı Önlemek İçin Denetimleri Hızlandırdı
Bakanlık ekipleri, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in direktifleri doğrultusunda, sektörlerdeki kayıt dışılığın önlenmesine yönelik denetimlerini hızlandırmış durumda. İlk olarak tütün ve tütün mamulleri sektöründe başlatılan bu denetimler, şimdi alkollü içecek imalatı yapan firmaları da kapsıyor. Yaz aylarında, sigara ve makaron üreticisi 23 firmanın 8 ildeki 26 adresinde eş zamanlı fiili sayım gerçekleştirilmişti.
Şimdi ise, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı yaklaşık 200 vergi müfettişi ve Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı gelir uzmanlarından oluşan ekipler, alkollü içecek imalatı yapan firmaların 22 ildeki 100 adresinde eş zamanlı fiili envanter çalışması başlatmış bulunuyor.
Bakan Şimşek, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, kayıt dışılığın önlenmesine yönelik yürütülen mücadelenin etkin bir şekilde devam ettiğine dikkat çekerek, şunları ifade etti:
- “Vergide adalet ve verimlilik” ilkemiz çerçevesinde kayıt dışı faaliyet gösteren mükelleflere yönelik saha denetimlerimiz derinleşiyor.
- Fiili envanter sayımı sonucunda haklarında tespit yapılan mükellefler vergi incelemesine tabi tutulacak.
- Tüm sektörlere yönelik inceleme ve saha denetimlerini plan dahilinde sürdürerek, denetimsiz hiçbir alan bırakmıyoruz.
Tütün ve alkollü içecek sektöründe gerçekleştirilen fiili envanter çalışması, bu yıl stokları sayılan şirketlerin genellikle büyük mükelleflerden oluştuğunu ortaya koydu. Bu şirketlerin toplam ciro hacminin yaklaşık 100 milyar lira olduğu belirlendi.
Denetim Sürecinde Tarım ve Orman Bakanlığı Verileri Kullanıldı
Denetimlerde; sektördeki kayıt dışı alım ve satım işlemleri, kaçak içki üretimi ve envanter değerleme işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirilmemesi gibi nedenlerle, muhtemel ÖTV, gelir ve kurumlar vergisi, KDV ve diğer vergiler açısından oluşabilecek kayıp ve kaçak durumları araştırılmaktadır. Bu süreçte, Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’ndan elde edilen veriler de önemli bir kaynak olarak kullanılmaktadır. Sayım yapılan riskli mükelleflerin belirlenmesinde bu veriler büyük bir rol oynamaktadır.
