Rusya’dan BRICS hamlesi: Tahıl borsası için geri sayım başladı

rusyadan-brics-hamlesi-tahil-borsasi-icin-geri-sayim-basladi-MBaBlLXq.jpg

Rusya’nın BRICS nezdinde tahıl borsası kurulmasına yönelik girişimi ilk kez, 2024 yılında ülkede düzenlenen BRICS Liderler Zirvesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından gündeme getirildi. Zirvenin sonuç bildirgesine de giren proje, Moskova’nın küresel tarım ticaretinde daha bağımsız ve etkili bir konum elde etme hedefini yansıtıyor.

Rusya, bu girişimle ulusal ve bölgesel tarım piyasalarını “olumsuz dış müdahalelerden, spekülasyonlardan ve suni gıda kıtlığı oluşturma girişimlerinden” korumayı amaçladığını açıkladı.

Teknik geliştirme aşamasına geçildi

Rusya Başbakan Yardımcısı Dmitriy Patruşyev, 11 Kasım’da yaptığı açıklamada BRICS tahıl borsası projesinin detaylı teknik geliştirme aşamasına ulaştığını duyurdu. Bu açıklama, projenin yalnızca siyasi bir söylem olmaktan çıkıp somut bir yapıya kavuştuğunu gösterdi.

Ülkenin önde gelen ekonomi gazetelerinden RBK, isimsiz kaynaklara dayandırdığı haberinde; Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Merkez Bankasının borsaya ilişkin hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladığını aktardı.

Dubai merkezli şirket sürece dahil olabilir

Habere göre, Dubai merkezli bir şirketin de borsa yapılanmasına dahil olabileceği belirtiliyor. Kurulması planlanan platformda yalnızca tahıl değil, geniş bir yelpazede tarım emtialarının işlem görmesi hedefleniyor.

Rusya, 2023 yılında 72 milyon ton tahıl ihraç ederek, küresel tahıl ihracatının yaklaşık yüzde 25’ini tek başına gerçekleştirdi. Uzmanlar, BRICS bünyesinde kurulacak bir borsanın Rus ihracatçılara daha temsili ve şeffaf fiyatlama imkânı sunacağını, aracıların ise büyük ölçüde devre dışı kalacağını belirtiyor.

BRICS ülkeleri küresel tarımda güçlü aktörler

BRICS’in genişleyen yapısı, tahıl borsası girişiminin küresel etkisini artırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Mısır, Etiyopya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerden oluşan birlik, dünya tarım piyasasında ciddi bir ağırlığa sahip.

Rusya Tahıl İhracatçıları Birliği verilerine göre BRICS ülkeleri:

  • Küresel tahıl üretiminin yüzde 44’ünü (348 milyon ton),

  • Küresel tahıl tüketiminin ise yüzde 41’ini (323 milyon ton) gerçekleştiriyor.

Uzmanlara göre bu ölçekte bir üretim ve tüketim gücü, ortak bir borsa üzerinden fiyatlama gücünün BRICS lehine kaymasına yol açabilir.

Batılı tarım devrelerine alternatif arayışı

Rusya, Ukrayna savaşı ve Batı yaptırımları öncesinde tahıl ihracatının büyük bölümünü Cargill, Archer Daniels Midland, Bunge ve Louis Dreyfus gibi Batı merkezli dev şirketler üzerinden yapıyordu.

Rus yetkililer, bu şirketlerin küresel tahıl fiyatlarını yönlendirdiğini ve bunun hem yerli üreticilere zarar verdiğini hem de küresel gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu savunuyor. BRICS tahıl borsası, bu bağımlılığı azaltmayı hedefleyen stratejik bir adım olarak görülüyor.

Dolarsızlaşma süreci tarıma da yayılabilir

Son dönemde BRICS ülkeleri arasında ulusal para birimleriyle ticaretin hız kazanması, tahıl borsasının bir diğer kritik boyutunu oluşturuyor. Uzmanlar, borsa üzerinden yapılacak işlemlerde dolar yerine yerel para birimlerinin kullanılmasının, BRICS’in “dolarsızlaşma” stratejisini tarım ürünleri ticaretine de taşıyabileceğine dikkat çekiyor.

Yol haritası netleşiyor

Teknik geliştirme sürecinin bu yıl tamamlanması beklenen BRICS tahıl borsasının:

  • 2026’da pilot uygulamaya başlaması,

  • 2027 itibarıyla tam faaliyete geçmesi planlanıyor.

Kremlin yönetimi, bu platformu BRICS kapsamında geliştirilen yeni ödeme sistemleriyle entegre etmeyi hedefliyor. Rusya Tarım Bakanlığı’nın, borsa üzerinden işlem yapacak BRICS üyesi şirketlere yönelik vergi avantajları ve lojistik sübvansiyonlar üzerinde çalıştığı da biliniyor.

Deniz taşımacılığının kritik rolüne dikkat çekilirken, Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2030’a kadar 60’tan fazla büyük tonajlı kuru yük gemisini hizmete almayı planladığı aktarılıyor.

Uzmanlar, BRICS tahıl borsasının hayata geçmesi halinde Rusya’nın ihracat kapasitesinin daha öngörülebilir ve stratejik bir ekonomik enstrümana dönüşeceğini vurguluyor.

Exit mobile version