BBVA tarafından yayımlanan “Türkiye Aylık Bankacılık Monitörü” raporu, Türk bankacılık sektörünün son dönemdeki performansına ışık tuttu. Rapora göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) haziran ayında başlattığı faiz indirim süreci, bankaları olumlu etkilemeye başladı. Bu durum, artan fonlama maliyetlerine rağmen sektörün istikrar kazanmaya başladığının bir işareti olarak yorumlandı.
Faiz Marjları İyileşiyor, Kredi Büyümesi Sürüyor
Raporda, iyileşen faiz marjlarının, net faiz marjları (NIM) üzerindeki baskının dengelenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Ayrıca, devam eden düzenleyici sınırlamalara rağmen kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu bir şekilde devam ettiği ifade edildi. Mevduat bankalarının kümülatif özkaynak kârlılığının (RoE) ise haziran itibarıyla yaklaşık yüzde 24 seviyesinde sabit kaldığı vurgulandı.
BBVA, kredi büyüme tavanı hesaplama süresinin 4 haftadan 8 haftaya çıkarılmasının bankalara fiyatlama stratejilerinde esneklik sağladığını belirtti. Kamu bankalarının ticari kredilere, özel bankaların ise tüketici kredilerine odaklandığı görülüyor. Öte yandan, Türk lirası varlıkların cazibesini korumaya devam ettiği ve döviz talebinin ılımlı seyrettiği kaydedildi.
Marjlarda İyileşme Var, Riskler Sürüyor
BBVA, artan TL fonlama maliyetlerinin ikinci çeyrekte net faiz marjları üzerinde baskı oluşturmaya devam etse de, yılın ikinci yarısında beklenen TCMB faiz indirimlerinin bu baskıyı hafifleteceğini öngörüyor.
Ancak raporda, bu olumlu tabloya rağmen varlık kalitesi endişelerinin sürdüğü belirtildi. Emsal mevduat bankalarında, takipteki kredilerin (TGA) toplam krediler içindeki payının ikinci çeyrekte yüzde 12’ye yükselmesi, kredi riskine yönelik temkinli bir duruşun korunması gerektiğine işaret ediyor.
Bu veriler, TCMB’nin politikalarının bankacılık sektöründe beklenen etkiyi yaratmaya başladığını gösteriyor. Sizce bu toparlanma işaretleri, sektörde daha büyük bir kredi hareketliliğini tetikler mi?
