ABD Başkanı Trump’ın Basın Toplantısı
ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te gerçekleştirilen bir imza töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Gündemdeki konular arasında Kanada ve Çin’in tarifelerden kurtulup kurtulamayacağına dair bir soru üzerine Trump, bu ülkelerin hiçbirinin hariç tutulmadığını ifade etti. Ayrıca, muhtemelen 24 saat içinde Çin ile görüşeceklerini belirterek, “Bu sadece bir başlangıç hamlesiydi. Eğer Çin ile bir anlaşmaya varamazsak, o zaman tarifeler oldukça yüksek olacak” dedi.
Trump, “Umarım Çin, fentanil gönderimini durdurur; eğer durdurmazlarsa tarifeler önemli ölçüde artacak” şeklinde konuştu. Meksika ile de “harika” bir görüşme yaptıklarını vurgulayan Trump, fentanil ve düzensiz göçmenlerin ABD’ye girişini engellemeleri gerektiğinin altını çizdi. Meksika ile bu konular üzerinde görüşmek için anlaştıklarını dile getiren Trump, “Henüz tarifeler konusunda kesin bir anlaşmaya varmadık; belki varırız, belki varmayız ama çok iyi bir ilişkimiz var” ifadelerini kullandı.
Trump, “Meksika ile büyük bir müzakere yapacağız” sözleriyle, bu konudaki kararlılığını da ortaya koydu.
Kanada ile İlişkiler
Trump, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile sabah saatlerinde iyi bir görüşme yaptıklarını ve tekrar bir araya geleceklerini açıkladı. Ancak, Kanada’nın zor bir ülke olduğunu belirterek, “Kanada tarafından iyi muamele görmüyoruz ve bu durumun değişmesi gerekiyor” dedi. Kanada ile iş yapmanın zorluklarına dikkat çeken Trump, ABD’den faydalanmalarına izin vermeyeceklerini vurguladı. Trump, “Arabalarımızı üretmek için onlara ihtiyacımız yok. Bize kereste vermelerine, tarımsal ürünler için onlara ihtiyaç duymuyoruz” şeklinde konuştu.
Avrupa Birliği ile Ticaret İlişkileri
Trump, Avrupa Birliği’ne (AB) uygulamayı planladığı tarifelere ilişkin bir soruyu yanıtlayarak, AB ile “büyük” ticaret açıkları olduğunu belirtti. AB’nin ABD’nin tarım ürünlerini ve otomobillerini almadığını kaydeden Trump, “Neredeyse hiçbir şey almıyorlar ama biz onların arabalarını alıyoruz” dedi. Ayrıca, AB’nin ABD’yi uzun yıllardır “suistimal” ettiğini savundu.
