Pragma CEO’su Değer Şahbaz, Bloomberg HT’de Önemli Açıklamalarda Bulundu
Pragma CEO’su Değer Şahbaz, Bloomberg HT’de yayınlanan “Üst Düzey” programında Arzu Malik’in konuğu oldu. 2024 yılındaki satın alma ve birleşmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Şahbaz, “2024, hem dünya genelinde hem de Türkiye’de zorlu bir yıl oldu. Ancak, 2024, şirket alım satımlarında biraz daha toparlanma dönemi olarak da değerlendirilebilir. 2021 yılında 5 trilyon dolara ulaşan zirveden sonra, 2022’de yüzde 30’luk bir düşüş yaşandı. 2023’te yine yüzde 30’luk bir azalma görüldü. Ancak 2024’te, 9 aylık verilere bakıldığında, dünya genelinde alım satımların yüzde 10 civarında büyüdüğünü gözlemliyoruz ve yılı bu şekilde kapatacağımızı düşünüyorum.” dedi.
Şahbaz, dünya genelindeki önemli temaları da şu şekilde sıraladı: “Enerji, sürdürülebilirlik, perakende sektörü ve gayrimenkul bu yılın öne çıkan alanları arasında yer alıyor. Amerika’da durum iyi, ancak Çin ciddi bir düşüşte. Avrupa’da ise ilginç bir tablo var; İngiltere’de yüzde 130’luk bir büyüme yaşanırken, Almanya’da yüzde 30’luk bir düşüş gözlemleniyor. Yani genel olarak dünya ekonomisinde pek de iç açıcı bir durum yok. Ancak, Hindistan, Malezya ve Japonya gibi ülkeler ile Amerika’nın daha iyi bir performans sergilediğini söyleyebilirim.”
Trump Dönemi Yatırımlar İçin Olumlu Bir Süreçti
Trump ve Türkiye’ye yönelik yatırımlar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Şahbaz, “Biden dönemi, Türkiye’nin Amerika’dan yatırım çekme konusunda oldukça sessiz bir dönem oldu. Amerika’daki enflasyon, Biden’ın görevden ayrılmasında etkili oldu. Ancak, Biden yönetimi enflasyonu yüzde 9’lardan yüzde 2’lere düşürmeyi başardı. Trump dönemi ise Türkiye için daha iyi bir zaman dilimi oldu. Trump, gümrük tarifelerini artırmayı ve göçmenleri ülkelerine geri göndermeyi planladı. Ancak, bu durum hizmet sektöründe büyük maliyet avantajları yaratıyor. Dolayısıyla, Amerika’da fiyatların sabit kalması beklenemez. Bu tür politika kararları enflasyonu artırabilir.” dedi.
Şahbaz, faiz oranlarının dünya genelinde düşmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’de de benzer adımlar atılmasını bekliyoruz. Faiz indiriminin 2025’in ilk çeyreğinde, yani Şubat-Mart döneminde olacağını düşünüyorum. Ayrıca, asgari ücrette yüzde 25-30’luk bir artış bekliyorum, bu nedenle önümüzdeki yıl enflasyon oranlarıyla ilgili pek de iyi bir başlangıç yapamayacağız.” şeklinde konuştu.
Son zamanlarda Amerika ve Kanada’dan Türkiye’ye yönelik ilginin yeniden arttığını vurgulayan Şahbaz, “2019’dan bu yana sessiz olan bu süreç, şu anda tekrar hareketleniyor. Şirketler, tedarik zincirlerini kırmak için Türkiye’ye yöneliyor, bu da ülkemizin stratejik konumunu güçlendiriyor. Trump dönemi Türkiye’ye yapılan yatırımlar açısından olumlu bir süreçti, ancak Biden dönemi bu açıdan zorlu geçti.” dedi.
Pragma’nın Rolü ve Gelecek Beklentileri
Pragma hakkında bilgi veren Şahbaz, “Türkiye’ye gelen yatırımların önemli bir kısmında pazar payımız bulunuyor. Bu nedenle, bizim yaptıklarımız piyasanın genel durumunu da yansıtıyor. 2023’ün başı bizim için pek iyi bir dönem değildi, ancak o zamandan bu yana yaklaşık 1 milyar doların üzerinde işlem gerçekleştirdik. Türkiye’deki birçok işlem bizim aracılığımızla gerçekleşti. Yurt dışından Türkiye’ye olan yatırımlarda uzmanız ve son bir yıl içinde İngiltere, Belçika, Almanya, İtalya, Körfez Bölgesi ve Singapur’dan büyük yatırımlar aldık. Lojistik, üretim, enerji ve kimya sektörleri bu süreçte öne çıkan alanlar oldu.” ifadelerini kullandı.
Şahbaz, “2025’te özel sektörü neler bekliyor?” sorusuna ise “Türkiye, ihracat açısından Avrupa’ya oldukça bağımlı. Avrupa’nın yavaşlaması, Türkiye’de hemen etkisini gösteriyor. Üretim şirketlerinin ciroları, bu yıl önceki yıllara göre ciddi oranda azalmış durumda. Ayrıca, finansman maliyetleri yüksek. Günlük işlemleri sürdürebilmek ve yeni yatırımlar yapabilmek için uygun bir finansman ortamı yok. Bu durum, Türk şirketlerini zorlu bir duruma sokmuş durumda. İşçilik maliyetlerindeki artış, üretim şirketlerinin karlılığını ciddi biçimde etkiliyor.” yanıtını verdi.
2025 yılı için beklentilerini paylaşan Şahbaz, “2025, dünya için olumlu bir yıl olabilir mi? Bununla ilgili pek fazla veri yok, ancak 2024 gibi yatay bir seyir izleyebiliriz. Yavaş da olsa, orta vadeli programın hükümet ve iş dünyası tarafından desteklenmesi önemli. Bu planın arkasında durmalıyız. 2025’te bir iyileşme olacağını düşünüyorum, ancak işçilik maliyetlerindeki artış, 2024’teki karlılığı zorlayabilir. Türk şirketleri, yüksek enflasyon ve devalüasyon dönemlerinde muhasebe eksiklikleri nedeniyle karlılıklarını doğru bir şekilde hesaplayamamışlardı. 2025’te, bazı şirketler eksi karlılıklarla karşılaşabilir. Türk özel sektörü için 2025’i zorlu görüyorum. Ancak, finansmanın bulunması durumunda, bu risklerin azalmasını umuyorum.” şeklinde konuştu.
