Türkiye’nin Geleceğini Şekillendirecek Meslekler: 2024’te Hangi Alanlar Parlayacak?

turkiyenin-gelecegini-sekillendirecek-meslekler-2024te-hangi-alanlar-parlayacak-lMC9sVjx.jpg

Dünya Ekonomik Forumu 2025 İşlerin Geleceği Raporu

Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan 2025 İşlerin Geleceği Raporu, mesleklerin geleceğine dair önemli veriler sunmaktadır. Türkiye’deki anket çalışmaları, TÜSİAD ve Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu iş birliğiyle gerçekleştirilmiş olup, 2030 yılına kadar iş gücü piyasasında yaşanacak dönüşümün işlerin yüzde 22’sini etkileyeceği öngörülmektedir. Bu dönüşüm sonucunda, 170 milyon yeni rol oluşurken, 92 milyon rolün ortadan kalkacağı ve net 78 milyonluk bir iş artışı yaşanacağı tahmin edilmektedir. Teknolojik ilerlemeler, demografik değişimler, jeoekonomik gerilimler ve ekonomik baskılar, bu dönüşümün başlıca itici güçleri olarak dünya genelindeki sektörleri ve meslekleri yeniden şekillendirmektedir.

Türkiye’de Enerji Teknolojileri İş Modellerini Değiştirecek

Genişleyen dijital erişimin, 2025-2030 döneminde Türkiye’de işgücü piyasasında önemli değişimlere yol açması beklenmektedir. Bu durum, ülkede faaliyet gösteren firmaların yapay zeka ve robotik gibi teknolojileri daha yoğun şekilde benimsemesinin önünü açacak. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 60’ı, enerji teknolojilerinin iş modellerini dönüştüreceğini öngörmektedir. Bu beklentiler, ülkede en hızlı büyümesi öngörülen iş rolleri listesinde de kendini göstermektedir: Robotik Mühendisleri, Yenilenebilir Enerji Mühendisleri ve Otonom ve Elektrikli Araç Uzmanları, önümüzdeki dönemde öne çıkması beklenen meslekler arasındadır. İşverenler, Türkiye’de 2030 itibarıyla iş başında gereken becerilerin yüzde 44’ünün değişeceğini tahmin etmektedir; bu oran, küresel ortalama olan yüzde 39’un üzerinde seyretmektedir. Yapay zeka ve büyük veri, teknolojik okuryazarlık ile siber ağ ve güvenlik, ülkede en hızlı büyümesi beklenen beceriler olarak gösterilmektedir. Ayrıca, çok dilli yetkinliklerin öneminin de küresel ortalamaya göre daha yüksek bir artış göstermesi dikkat çekmektedir.

En Büyük Engel Beceri Açığı

Dünya çapında binin üzerinde şirketin katılımıyla hazırlanan rapor, günümüzde iş dünyasının dönüşümünün önündeki en büyük engelin beceri açığı olduğuna işaret etmektedir. İşverenlerin yüzde 63’ü, karşılaştıkları en önemli zorluğun beceri eksikliği olduğunu vurgularken, mevcut işlerde gerekli becerilerin yaklaşık yüzde 40’ının değişmesi beklenmektedir. Yapay zeka, büyük veri ve siber güvenlik alanlarındaki teknoloji becerilerinin talebi hızla artarken, yaratıcı düşünme, dayanıklılık, esneklik ve çeviklik gibi insani beceriler de kritik önemini koruyacaktır. Hızla değişen iş piyasasında, her iki beceri türünü de barındıran bir birleşik beceri setinin giderek daha gerekli hale gelmesi beklenmektedir. Ön saflarda yer alan roller ile bakım ve eğitim gibi temel sektörlerin, 2030’a kadar en yüksek iş artışını yaşaması beklenmektedir. Yapay zeka ve yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeler de iş piyasasını yeniden şekillendirerek teknoloji veya uzmanlık gerektiren birçok rolde talebi artırmaktadır. Buna karşılık, grafik tasarımcılar da dahil olmak üzere rutin bazı rollerin talebinde gerileme gözlemlenmektedir.

“Üretken yapay zeka ve hızla değişen teknolojik ekosistem hem eşsiz fırsatlar sunuyor, hem de ciddi riskler yaratarak sektörleri ve iş gücü piyasalarını dönüştürüyor,” diyor Dünya Ekonomik Forumu İş, Ücretler ve İş Yaratma Bölümü Başkanı Till Leopold. Sözlerine şunları ekliyor: “Şirketler ve hükümetler, becerilere yatırım yaparak adil ve dayanıklı bir küresel iş gücü inşa etmek için bugünden harekete geçmeli.”

2030’daki İş Piyasasında Önemli Değişim Bekleniyor

Tarım işçileri, kuryeler ve inşaat işçileri gibi ön saflardaki roller, 2030 itibarıyla en büyük mutlak iş artışını yakalayacaktır. Nüfus eğilimleri ve temel sektörlerdeki artan taleple birlikte hem hemşireler gibi bakım sektörü çalışanları hem de eğitim alanındaki profesyoneller için önemli bir büyüme öngörülmektedir. Yapay zeka, robotik ve özellikle yenilenebilir enerji ile çevre alanlarındaki gelişmelerin, bu uzmanlıkları gerektiren rollere olan talebi artırması beklenmektedir. Öte yandan, kasiyerler ve idari asistanlar gibi zaten gerileme eğiliminde olan rollere, üretken yapay zekanın yarattığı dönüşüm nedeniyle grafik tasarımcıların da eklenmesi dikkat çekmektedir.

120 Milyon Çalışan İşsizlik Riskiyle Karşı Karşıya

Küresel ölçekte iş dünyasının dönüşümünü en çok zorlayan etmen olan beceri açığı, işverenlerin yüzde 63’ü tarafından geleceğe hazırlanmada başlıca engel olarak görülmektedir. Küresel işgücünün 100 kişi olarak temsil edildiği bir senaryoda, 59 kişinin 2030’a kadar yeniden beceri kazanması veya mevcut becerilerini geliştirmesi gerekecektir. Ancak bu kişilerin 11’inin söz konusu eğitim imkanlarına erişemeyeceği tahmin edilmektedir. Bu da orta vadede 120 milyonu aşkın çalışanın işsiz kalma riskiyle karşı karşıya olabileceği anlamına gelmektedir. Yapay zeka, büyük veri ve siber ağ ve güvenlik alanlarındaki becerilere olan talebin en hızlı şekilde artması öngörülürken, analitik düşünme, bilişsel beceriler, dayanıklılık, liderlik ve iş birliği gibi insani beceriler de kritik önemini korumaktadır. Çok sayıda gelişen iş kolunda, teknoloji ve insani becerileri harmanlayan birleşik beceri seti giderek daha fazla talep görecektir.

Şirketler İşgücünü Azaltmayı Hedefliyor

Yapay zeka, iş modellerini önemli ölçüde dönüştürmektedir. Küresel ölçekte işverenlerin yarısı, yapay zekanın sunduğu yeni fırsatları değerlendirmek amacıyla faaliyetlerini yeniden konumlandırmayı planlamaktadır. Bu değişime yönelik en yaygın yaklaşım, çalışanların yeniden beceri kazanmasına veya becerilerini geliştirmesine yatırım yapmaktır. İşverenlerin yüzde 77’si bu doğrultuda adım atacağını belirtmektedir. Bununla birlikte, yüzde 41’i yapay zekanın otomatikleştireceği bazı görevler nedeniyle iş gücünü azaltmayı öngörmektedir. İşverenlerin neredeyse yarısı ise, yapay zekadan etkilenen pozisyonlardaki çalışanlarını farklı departmanlara kaydırmayı planlayarak hem beceri açığını kapatmayı hem de teknolojik dönüşümün insan üzerinde yaratabileceği olumsuz etkileri hafifletmeyi hedeflemektedir. Hızla gelişen teknolojiler, iş dünyası liderlerini, politika yapıcıları ve çalışanları iş birliğine zorlamaktadır. Tüm paydaşların, bir yandan iş gücünü bu değişimlere hazırlamaya çalışırken diğer yandan da sektörler ve ülkeler arasında ortaya çıkabilecek işsizliği önlemek için sorumluluk alması gerekmektedir.

Maliyetler İş Modellerini Değiştirecek

Yaşam maliyetlerindeki artış, işgücü piyasasında dönüşüme neden olan başlıca etkenlerden biri olarak öne çıkmaktadır. İşverenlerin yarısı, artan maliyetlerin iş modellerini dönüştüreceğini öngörmektedir. Küresel enflasyonda gözlenen gerilemeye rağmen, fiyat baskıları ve yavaşlayan ekonomik büyümenin 2030’a kadar dünya genelinde 6 milyon işi ortadan kaldıracağı tahmin edilmektedir. Bu zorluklar, dayanıklılık, çeviklik, esneklik ve yaratıcı düşünme gibi becerilere olan ihtiyacı artırmaktadır. Demografik değişimler de iş gücü piyasasında önemli bir rol oynamaktadır. Yüksek gelirli ülkelerdeki yaşlanan nüfus, sağlık hizmetlerine olan talebi artırırken, düşük gelirli ülkelerdeki artan çalışma çağındaki nüfus, eğitim sektöründe büyümeyi tetiklemektedir. Tüm bu farklılıklar, yetenek yönetimi, eğitim ve mentorluk odaklı iş gücü stratejilerini zorunlu hale getirmektedir. Jeopolitik gerilimler ise işletmelerin yüzde 34’ü için en büyük endişe kaynağı durumundadır. Ticaret kısıtlamaları ve endüstriyel politika değişimleri de birçok şirketin stratejilerini yeniden şekillendirmektedir. Bazı şirketler, offshoring veya reshoring politikalarıyla konum değişikliğine gitmeyi planlamaktadır. Tüm bu gelişmeler, siber güvenlik gibi alanlardaki becerilere olan talebin daha da artmasına yol açmaktadır.

Somut Yatırım Yapılmalı

Dünya Ekonomik Forumu, hükümetleri ve iş dünyasını, işgücü piyasasında yaşanan hızlı dönüşüme yanıt vermek ve gelecek nesillere daha adil, esnek ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sunabilmek adına beceri geliştirmeye yönelik somut yatırımlar yapmaya davet etmektedir. Bu çabaların, hem küresel iş gücünün geleceğini şekillendirmede hem de ekonomik ve toplumsal kalkınmayı desteklemede kritik bir rol oynayacağı vurgulanmaktadır.

Exit mobile version