Altın 3.237 Dolarla Rekor Kırdı: Dev Bankalardan 2025 ve Sonrasına Yönelik Çarpıcı Tahminler

altin-3237-dolarla-rekor-kirdi-dev-bankalardan-2025-ve-sonrasina-yonelik-carpici-tahminler-JVGb57FF.jpg

Küresel piyasalarda rüzgarlar altının lehine esiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın agresif ticaret politikaları nedeniyle artan küresel belirsizlik, yatırımcıları “güvenli liman” olarak görülen altına yönlendirdi. Bu ilgiyle birlikte altının ons fiyatı, uluslararası piyasalarda tarihi bir rekor kırarak 3.237 dolara yükseldi.

Altına Küresel Talep Patladı, Yeni Zirve Geldi

Artan jeopolitik riskler, ABD-Çin ticaret savaşları ve Trump yönetiminin öngörülemeyen tarifeleri; yatırımcıları hisse senedi piyasaları gibi riskli varlıklardan uzaklaştırırken, altına olan talebi zirveye taşıdı. Bu tablo, altının sadece kısa vadeli bir yatırım aracı olmadığını, orta ve uzun vadede de portföylerde stratejik bir rol üstleneceğini gösteriyor.

UBS: “Ralli Bitmedi, Asıl Yükseliş 2025’te”

İsviçre merkezli UBS, altının mevcut rallisinin 2025’e kadar sürebileceğini belirtiyor. Banka analistleri, 2024 yıl sonu için altın tahminini 3.500 dolara çıkarırken, fiyatların önümüzdeki yıl daha yüksek seviyelerde dengelenmesini beklediklerini açıkladı.

Commerzbank: “Altın Fonlarına Talep Rekor Seviyede”

Daha temkinli bir duruş sergileyen Commerzbank ise yıl sonu için ortalama altın fiyatı beklentisini 3.000 dolara yükseltti. Banka ayrıca altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelen yoğun ilgiyi de vurguladı. Mart ayı sonunda bu fonlarda yönetilen varlık miktarı 345,5 milyar dolara ulaştı.

Deutsche Bank: “2026’da Altın 3.700 Dolar Olabilir”

Almanya’nın dev finans kuruluşu Deutsche Bank da altın için güçlü bir yükseliş beklentisi içinde. Banka, 2025 yılı için ons altın tahminini 3.139 dolar, 2026 için ise 3.700 dolar olarak açıkladı. Böylece üç büyük küresel banka da altın piyasasına yönelik iyimserliğini ortaya koymuş oldu.

Güvenli Liman Stratejileri ve Altın

Günümüzün çok kutuplu dünyasında finansal sistemin istikrarı büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı. ABD’de yaklaşan seçimler, Çin’in stratejik hamleleri ve Avrupa’daki ekonomik yavaşlama, yatırımcılara yön aratıyor. Bu ortamda altın, yalnızca bir varlık değil; aynı zamanda bir güvence unsuru olarak konumlanıyor.

Eğer bu yukarı yönlü hareket devam ederse, merkez bankalarının rezerv politikaları ve ETF’ler üzerinden bireysel yatırımcı talebi, altını 2025’te daha da yukarı taşıyabilir.

Exit mobile version