İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki gözaltıların ardından döviz kurlarında yaşanan hareketlilik, Türk lirası üzerindeki baskıyı artırdı. Bu gelişmeler sonrası ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken analizler paylaştı.
Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil, Merkez Bankası’nın TL mevduatlarından kaynaklı çıkışları kontrol altında tutmayı hedeflediğini ifade etti. Öte yandan, Teresa Alves imzasını taşıyan ayrı bir notta, 19 Mart 2025’te TL’de yaşanan değer kaybı, geçmişteki benzer dönemlerle karşılaştırıldı.
Dolar/TL’nin Seyri Ekonomik Dengeler İçin Hâlâ Belirleyici
Goldman Sachs, analizinde dolar/TL kurunun istikrarlı seyrinin, hem dezenflasyon süreci hem de dolarizasyondan çıkış hedefleri açısından hâlâ temel bir unsur olduğunu belirtti. Bu istikrarın, ekonomik güvenin korunmasında önemli rol oynadığı vurgulandı.
“Trend Değişmediği Sürece Geri Dönüş Mümkün”
Raporda ayrıca, mevcut ekonomi politikalarında radikal bir değişiklik olmaması halinde, getirilerin yeniden 19 Mart öncesindeki seviyelere dönmesinin muhtemel olduğu ifade edildi. Bu öngörü, özellikle döviz ve tahvil piyasalarında kısa vadeli oynaklık riskine dikkat çeken bir sinyal olarak yorumlandı.
Türk Tahvillerinde Yabancı Payı Zirvede: Risk Bulaşabilir
Goldman Sachs’ın değerlendirmesinde öne çıkan bir diğer çarpıcı veri ise, Türk tahvillerindeki yabancı yatırımcı oranının 2019’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaşması oldu. Bu nedenle Türkiye kaynaklı finansal dalgalanmaların, gelişmekte olan diğer piyasalara da bulaşma riski taşıdığı vurgulandı.
Goldman Sachs’ın analizi, hem Türk Lirası’nın kırılgan yapısını hem de kur istikrarının ekonomi yönetimi açısından ne kadar kritik bir denge unsuru olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Peki, Merkez Bankası’nın mevcut adımları, TL’ye olan güveni kalıcı olarak tesis etmeye yeterli olabilir mi?
