Küresel piyasalarda geçen hafta, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklentiler doğrultusunda 25 baz puanlık faiz indirimine gitmesine rağmen özellikle yarı iletken ve büyük teknoloji hisselerinde artan satış baskısı nedeniyle dalgalı bir görünüm öne çıktı. Yatırımcıların odağında ise yeni haftada Japonya, İngiltere ve Euro Bölgesi merkez bankalarının para politikası kararları ile ABD’de açıklanacak enflasyon ve tarım dışı istihdam verileri bulunuyor.
Fed faiz indirim döngüsünü sürdürdü
Fed, politika faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 3,50–3,75 aralığına çekti. Böylece banka, aralık toplantısıyla birlikte bu yıl üçüncü kez faiz indirimine gitmiş oldu. Karar metninde ekonomik faaliyetin ılımlı büyüdüğü, istihdam artış hızının yavaşladığı ve işsizlik oranının eylül ayına kadar sınırlı da olsa yükseldiği vurgulandı.
Faiz indirimi kararı 3’e karşı 9 oyla alınırken; Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran 50 baz puanlık indirimden yana oy kullandı. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ve Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid ise faizlerin sabit tutulmasını savundu.
Enflasyon tahminleri aşağı yönlü revize edildi
Fed’in güncel projeksiyonlarına göre, 2024 yılı enflasyon tahmini yüzde 3’ten yüzde 2,9’a, 2025 tahmini ise yüzde 2,6’dan yüzde 2,4’e indirildi. Bu revizyonlar, Fed’in 2026 yılında yalnızca bir faiz indirimi öngördüğüne işaret etti.
Fed Başkanı Jerome Powell, toplantı sonrası yaptığı açıklamada istihdam piyasasına yönelik aşağı yönlü risklerin arttığını, kısa vadeli enflasyon beklentilerinin ise yılın başındaki zirve seviyelerden gerilediğini belirtti.
Para piyasalarında ise Fed’in 2026 boyunca toplam iki faiz indirimi yapabileceği fiyatlanırken, ocak ayı toplantısında faizlerin sabit tutulma ihtimali yüzde 76 olarak öne çıkıyor.
Trump’tan Fed’e sert eleştiri
ABD Başkanı Donald Trump, Fed’in faiz indiriminin yetersiz olduğunu savunarak, “En az iki katı olabilirdi” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, ABD’nin dünyadaki en düşük faiz oranlarına sahip olması gerektiğini belirtti ve yeni Fed başkanının faiz kararlarında kendisiyle istişare etmesi gerektiğini vurguladı.
Teknoloji hisselerinde “Oracle etkisi”
ABD’de teknoloji hisseleri geçen hafta baskı altında kaldı. Oracle’ın gelirlerinin beklentilerin altında kalmasının ardından hisse fiyatı haftalık bazda sert düşüş yaşadı. Nvidia, Amazon, Meta, Alphabet ve Microsoft hisselerinde de satıcılı bir seyir izlendi.
Yapay zekâ yatırımlarının kârlılığa dönüşme süresi konusundaki soru işaretleri, özellikle yarı iletken ve bulut bilişim şirketlerinde temkinli fiyatlamalara yol açtı.
New York borsası karışık kapandı
Haftalık bazda S&P 500 yüzde 0,63, Nasdaq yüzde 1,62 düşerken; Dow Jones endeksi yüzde 1,10 yükseldi. ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 5 baz puan artışla yüzde 4,19 seviyesine çıktı.
Altının ons fiyatı faiz indiriminin desteğiyle yüzde 2,34 yükselerek 4.300 dolar seviyesini aşarken, gümüşte de rekor tazelendi. Dolar endeksi haftayı yüzde 0,6 düşüşle 98,4 seviyesinde tamamladı. Brent petrol ise yüzde 4,1 değer kaybederek 61 dolara geriledi.
Avrupa’da gözler ECB ve BoE’de
Avrupa borsalarında karışık seyir izlenirken, yatırımcılar Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararlarına odaklandı. ECB’nin faizleri sabit tutması, BoE’nin ise 25 baz puanlık indirim yapması bekleniyor.
Asya piyasalarında BoJ beklentisi
Asya tarafında da dalgalı görünüm hâkim olurken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararı ön plana çıktı. Enflasyonist baskıların sürdüğü ülkede, BoJ’un faiz artırımına gidebileceği beklentisi güçleniyor.
Yurt içinde TCMB adımı ve Borsa İstanbul
Yurt içinde Borsa İstanbul haftayı yükselişle tamamlarken, BIST 100 endeksi yüzde 2,76 artışla 11.311 puana çıktı. TCMB ise politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 38’e çekti. Cari işlemler hesabı ekim ayında 457 milyon dolar fazla vererek üst üste dördüncü ayda da pozitif seyrini sürdürdü.
