UBS’ten İngiltere Borsası İçin Bekle-Gör Tavsiyesi

ubsten-ingiltere-borsasi-icin-bekle-gor-tavsiyesi-aFbmf2Ud.jpg

Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından UBS, İngiltere hisse senetlerine yönelik kısa vadeli pozisyonunu değiştirmedi. Banka, büyüme beklentilerindeki belirsizlik ve döviz kuru baskıları nedeniyle “nötr” tutumunu koruyor.

2025’te Dip, 2026’da Toparlanma Beklentisi

UBS Hisse Senedi Stratejisti Matthew Gilman’a göre, İngiltere’de şirket kârlarının bu yıl da gerilemeye devam etmesi bekleniyor. Gilman, 2025’te kazançların %3 düşeceğini öngörürken, 2026’da %5 ve 2027’de daha yüksek oranlı bir toparlanma olabileceğini vurguladı. Ancak UBS, şu an için bu tür uzun vadeli iyimserliğin temkinli bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini savunuyor.

Getiri Umudu Temettülerde

Kısa vadede İngiltere hisselerinde ciddi bir getiri beklemeyen UBS, yatırımcıların çoğunlukla %3,7’lik temettü veriminden fayda sağlayacağını öngörüyor. Banka, FTSE 100 endeksi için 2025 Aralık hedefini 8.500, 2026 Haziran hedefini ise 9.000 puan olarak belirledi. Oysa endeks, 22 Temmuz itibarıyla zaten 9.019 seviyesindeydi.

Yatırımcılar İçin Sinyal: Kaliteye ve Dayanıklılığa Odaklanın

UBS’in yatırımcılara mesajı net: Seçici olun. Banka, özellikle yüksek kaliteli ve dayanıklı şirketlere yönelmenin önemine dikkat çekiyor. Önerilen sektörler arasında bilgi teknolojisi, sanayi ve gayrimenkul öne çıkıyor. Ayrıca Avrupa’daki olumlu politika gelişmelerinden faydalanabilecek yapısal büyüme potansiyeline sahip şirketler de UBS’in radarında.

En İyi ve En Kötü Senaryolar Masada

Olumlu bir küresel gelişme senaryosunda—örneğin ABD-AB veya ABD-Çin ticaret anlaşmalarının hızla yürürlüğe girmesi veya emtia fiyatlarında artış görülmesi durumunda—UBS, FTSE 100’ün 2026 ortasında 10.300 seviyesine çıkabileceğini düşünüyor. Öte yandan, olası bir küresel durgunluk ya da sterlindeki aşırı değerlenme, endeksin 7.000 puana kadar gerilemesine neden olabilir.

Son 2 Yılda %17 Kayıp

UBS ayrıca, İngiltere borsasının son iki yılda %17 oranında değer kaybettiğini hatırlatıyor. Bu durum, ülkenin ticaret politikalarından kaynaklı olumsuz etkileri dengeleyebilecek yapısal büyüme potansiyelinin kısıtlı olduğunu ortaya koyuyor.

Exit mobile version