Yapı Kredi, yılın ikinci yarısında uluslararası finans piyasalarında önemli bir başarıya imza atarak 24 ülkeden 54 bankanın katılımıyla toplam 1,274 milyar dolar tutarında sendikasyon kredisi sağladı. Bankanın tarihinde ilk kez 3 yıl vadeli dilim içeren bu işlem, hem Türk bankacılık sektörüne hem de Türkiye ekonomisine duyulan güvenin güçlü bir göstergesi oldu.
Dört farklı vadede rekor sendikasyon
Toplam 1,274 milyar dolarlık sendikasyon kredisi; 367 gün vadeli 524,4 milyon dolar ve 352,8 milyon avro, 734 gün vadeli 253 milyon dolar ve 1101 gün vadeli 90 milyon dolar olmak üzere dört farklı dilimde gerçekleştirildi.
Kredinin maliyeti; 367 gün için SOFR + yüzde 1,50 ve Euribor + yüzde 1,25, 734 gün için SOFR + yüzde 1,90 ve 1101 gün için SOFR + yüzde 2,15 olarak açıklandı.
İşlemin ortak koordinatörlüğünü Abu Dhabi Commercial Bank, Bank of America, Emirates NBD ve Standard Chartered üstlenirken, aracılığı Emirates NBD gerçekleştirdi.
Erün: “Tarihimizde bir ilke imza attık”
Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, yapılan işlemle uluslararası arenada önemli bir adım attıklarını belirtti: “Türkiye ekonomisini desteklerken, global ölçekte de güçlü bir performans göstermeye devam ediyoruz. Tarihimizde ilk kez 3 yıl vadeli sendikasyon kredisi işlemimizi başarıyla tamamladık. Saygın finans kuruluşlarının gösterdiği yüksek ilgi, bankamızın sağlam adımlarının ve itibarlı konumunun açık bir göstergesi.”
Erün, Yapı Kredi’nin stratejik vizyonuna vurgu yaparak şunları ekledi: “Güvenin temelinde güçlü bilanço yapımız, disiplinli risk yönetimimiz ve sürdürülebilir bankacılık anlayışımız yer alıyor. Bu kaynakla müşterilerimize ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli katkı sağlamaya, bir adım önde olmaya devam edeceğiz.”
Türkiye ekonomisine güçlü destek
Yapı Kredi’nin gerçekleştirdiği bu işlem, Türk bankacılık sektörünün uluslararası piyasalarda artan kredibilitesini bir kez daha teyit etti. Uzmanlara göre, özellikle küresel faiz baskısının devam ettiği bir dönemde 3 yıl vadeli dilimin eklenmesi, hem yatırımcı güvenini hem de Türkiye ekonomisine duyulan istikrar beklentisini güçlendiriyor.
