ABD ile İran arasında devam eden nükleer gerilimde dikkat çeken yeni iddialar ortaya atıldı. Amerikan basınında ve bazı istihbarat kaynaklarına dayandırılan haberlerde, ABD ordusunun İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını kontrol altına almak amacıyla kapsamlı bir kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü.
İddialara göre plan, özellikle İsfahan ve Natanz nükleer tesislerinde bulunduğu belirtilen zenginleştirilmiş uranyum stoklarının güvence altına alınmasını hedefliyordu. Ancak yüksek askeri riskler nedeniyle operasyonun hayata geçirilmediği belirtiliyor.
Uranyum Stokları Müzakerelerin Merkezinde
Washington yönetimi ile Tahran arasında devam eden diplomatik temaslarda en kritik başlıklardan birini İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokları oluşturuyor.
ABD tarafının, bölgedeki gerilimin azaltılması ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının güvence altına alınması için uranyum envanterinin tasfiyesi veya uluslararası denetime açılmasını öncelikli şartlardan biri olarak gördüğü ifade ediliyor.
İsfahan ve Natanz Tesisleri Yakından İzleniyor
İstihbarat değerlendirmelerine göre İran’ın nükleer faaliyetlerinde kritik öneme sahip olan İsfahan ve Natanz tesisleri, uluslararası gözlemcilerin ve Batılı güvenlik kurumlarının yakın takibi altında bulunuyor.
Bazı kaynaklar, uranyum stoklarının önemli bölümünün yer altı komplekslerinde tutulduğunu ve son dönemde bu bölgelerde ek güvenlik önlemleri alındığını öne sürüyor.
Kara Harekatı Senaryosu Tartışılıyor
Uzmanlar, olası bir kara operasyonunun son derece yüksek askeri ve siyasi riskler taşıdığı görüşünde birleşiyor. Yer altındaki tesislerin yapısı, güvenlik önlemleri ve bölgenin jeopolitik hassasiyeti nedeniyle böyle bir operasyonun uygulanabilirliği tartışmalı görülüyor.
Nükleer güvenlik uzmanları, uranyum stoklarının yerlerinin doğrulanması, güvenli şekilde çıkarılması ve uluslararası denetime tabi tutulmasının teknik açıdan oldukça karmaşık bir süreç olduğuna dikkat çekiyor.
Diplomatik Çözüm Arayışları Devam Ediyor
Taraflar arasında yürütülen diplomatik görüşmelerde, nükleer materyalin kontrolü ve geleceğine ilişkin çeşitli seçeneklerin değerlendirildiği belirtiliyor. Masadaki alternatifler arasında uranyum stoklarının yerinde imha edilmesi, uluslararası denetime açılması veya belirli bir mekanizma çerçevesinde transfer edilmesi gibi senaryoların bulunduğu ifade ediliyor.
Ancak şu ana kadar taraflar arasında bu konularda resmi bir anlaşma sağlandığına dair doğrulanmış bir açıklama yapılmadı.
Enerji Piyasaları Süreci Yakından Takip Ediyor
İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler, küresel enerji piyasaları açısından kritik önem taşımaya devam ediyor. Uzmanlar, diplomatik sürecin başarısız olması halinde bölgede jeopolitik risklerin yeniden artabileceğini ve bunun petrol fiyatları üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor.
Önümüzdeki günlerde yapılması beklenen teknik görüşmelerin, hem nükleer programın geleceği hem de bölgesel güvenlik dengeleri açısından belirleyici olması bekleniyor.
