Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Hakimevi’nde düzenlenen iftar programında basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. “Terörsüz Türkiye süreci”, 12. Yargı Paketi, çocuk suçları, uzun süren davalar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasına ilişkin açıklamalar yapan Gürlek, özellikle yargı süreçlerinin hızlandırılması ve yeni düzenlemelerin Meclis’in takdirinde olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye sürecinde yeni aşama vurgusu
Bakan Gürlek, DEM Parti heyetiyle görüşmeler yapıldığını ve sürecin Meclis’te yürütüldüğünü belirtti. Adalet Bakanlığı olarak sürece doğrudan dahil olmadıklarını ancak teknik destek vermeye hazır olduklarını ifade eden Gürlek, “Bu süreçte Meclis’in takdiri esastır. Gerekli görülürse Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişiklik yapılabilir” dedi.
Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli şartının örgütün tamamen silah bırakması olduğunu vurgulayan Gürlek, silahların bırakılması ve örgütün eylemlerini sonlandırmasının resmen doğrulanmasının ardından yasal düzenlemelerin gündeme gelebileceğini söyledi.
Öcalan için umut hakkı tartışmasına yanıt
PKK elebaşı Abdullah Öcalan için kamuoyunda tartışılan “umut hakkı” konusuna da değinen Gürlek, bu konunun Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen bir süreç olmadığını ifade etti. Gürlek, “Bu konuda Meclis nasıl bir düzenleme yapacak bilmiyoruz. Şu anda sadece heyetlerin İmralı’ya gitmesine izin veriyoruz” dedi.
Terör suçlarında şartlı salıverme hükümlerinin bulunmadığını hatırlatan Gürlek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan kişiler için infaz sürecinin farklı şekilde uygulandığını belirtti.
12. Yargı Paketi için yeni hazırlık
Bakan Gürlek, 11. Yargı Paketi’nin 25 Aralık’ta yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, 12. Yargı Paketi’nin eksiklikler nedeniyle yeniden ele alındığını söyledi.
Yargıya olan güvenin en çok uzun süren davalar nedeniyle zedelendiğini belirten Gürlek, Türkiye’de yaklaşık 12,5 milyon dosyanın bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle her uyuşmazlığın mahkemeye taşınmasını engelleyecek alternatif çözüm yollarının genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda uzlaştırma ve arabuluculuk sisteminin kapsamının daha da genişletilmesinin planlandığını belirtti.
Uzun süren boşanma davaları için yeni model
Gürlek, bazı çekişmeli boşanma davalarının 8 ila 10 yıl sürdüğünü belirterek bunun ciddi mağduriyet yarattığını söyledi.
Yeni düzenleme ile çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk mekanizmasının devreye alınmasının planlandığını ifade eden Gürlek, ayrıca yargı süreçlerini hızlandırmak için “atlamalı temyiz” modelinin de gündeme gelebileceğini belirtti.
Bu modele göre bazı davalarda dosya hem istinafa hem de Yargıtay’a gitmeyecek.
Çocuk suçları için daha ağır cezalar gündemde
Artan çocuk suçlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, mevcut cezaların yetersiz olduğunu düşündüğünü söyledi.
Özellikle ağır suçlar işleyen çocuklar için daha ağır cezaların gündeme gelebileceğini belirten Gürlek, suç örgütlerinin çocukları suçlarda kullanması halinde verilecek cezaların da artırılmasının planlandığını ifade etti.
Bununla birlikte çocukların işlediği suçlardan dolayı ailelerin doğrudan sorumlu tutulmasına yönelik bir düzenleme planlanmadığını da söyledi.
Hakim ve savcıların sosyal medya kullanımı eleştirildi
Hakim ve savcıların sosyal medya kullanımı konusunda da değerlendirmede bulunan Gürlek, bazı yargı mensuplarının operasyonlara ilişkin fotoğraf paylaşmasının doğru olmadığını söyledi.
“Hakim ve savcı dosyası ve kararıyla konuşur. Sosyal medyada operasyon fotoğrafları paylaşılması doğru değildir” diyen Gürlek, bu tür durumların takip edildiğini belirtti.
İBB soruşturmasına ilişkin açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaya da değinen Gürlek, savcıların kişilerin makamlarına veya kimliklerine bakmadan yalnızca dosyadaki delillere göre hareket ettiğini söyledi.
“Bir kişinin belediye başkanı, sanatçı ya da zengin olması savcıyı ilgilendirmez. İsminin Ekrem ya da Veli olması da bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullanan Gürlek, soruşturmanın MASAK raporları, tanık ifadeleri, para hareketleri ve diğer somut deliller üzerinden yürütüldüğünü belirtti.
Soruşturma kapsamında yaklaşık 406 sanığın bulunduğunu söyleyen Gürlek, davaya yalnızca bu dosyayla ilgilenen özel bir mahkeme heyetinin baktığını ve yargılama süresinin mahkemenin takdirinde olduğunu ifade etti.
AYM bireysel başvuruları için değişiklik düşünülmüyor
Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruların önemli bir hak olduğunu belirten Gürlek, bu konuda yeni bir düzenleme planlanmadığını söyledi.
Bireysel başvuru mekanizmasının anayasa değişikliği ile kazanılmış önemli bir hak olduğunu vurgulayan Gürlek, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğunu hatırlattı.
