Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul’da uluslararası basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Hukukun bir kanunlar bütünü değil, toplumsal temel olduğuna vurgu yapan Tunç, özellikle son günlerdeki yolsuzluk soruşturmalarıyla ilgili kamuoyunda oluşturulmak istenen siyasi algılara tepki gösterdi.
“Soruşturmalar siyasi değil, hukuki temellidir”
Geçtiğimiz hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan iki ayrı soruşturma kapsamında 51 kişinin tutuklandığını belirten Tunç, şu açıklamaları yaptı:
“İhalelerde usulsüzlük, kaynağı belirsiz para transferleri, CHP İl Başkanlığı binasının satın alımı sürecindeki haksız kazanç iddiaları tamamen yargı organlarının yürüttüğü adli süreçlerdir. Bu soruşturmaların siyasi saikle yapıldığı yönündeki iddiaları kesinlikle reddediyoruz.”
“Yargı, Cumhurbaşkanı ile ilişkilendirilemez”
Tunç, bazı çevrelerin soruşturmayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkilendirme çabasını eleştirerek, yargı makamlarının bağımsızlığına dikkat çekti:
“Cumhuriyet Savcısı, şüphelinin lehine ve aleyhine tüm delilleri toplamakla yükümlüdür. Yargı süreci sokakta değil, mahkeme salonlarında işler. Tarafsız ve bağımsız Türk yargısına güvenmek hepimizin sorumluluğudur.”
“Türkiye, sadece kendi vatandaşları için değil, insanlık için de güvenli limandır”
Bakan Tunç, Türkiye’nin sadece ulusal değil, küresel düzeyde insan haklarını savunduğunu belirterek, kriz zamanlarında ülkenin gösterdiği duruşun anlamlı olduğunu söyledi.
Ayrıca konuşmasında 23 yılda yapılan yargı reformları, özgürlük alanlarının genişletilmesi ve demokratik katılımın artırılmasına yönelik adımlara da değinen Tunç, Türkiye’nin hukuk devleti ilkesine bağlı kaldığını vurguladı.
