Özel Hastanelerdeki Bebek Ölümleri ve Tehdit İddiaları Üzerine Soruşturma
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, özel hastanelere nakledilen 10 bebeğin ölümüne ilişkin ciddi iddiaları kapsamaktadır. Bu süreçte, haksız kazanç sağlandığı öne sürülmüş ve Cumhuriyet savcısı Y.E.’nin makamında tehdit edildiği iddiaları üzerine geniş bir soruşturma başlatılmıştır.
Soruşturma kapsamında, jandarma ekiplerine teslim olan ve itiraflarda bulunan tutuklu şüpheli M.E.O.’nun ifadesine ulaşıldığı bildirilmektedir. M.E.O., ifadesinde, soruşturma dahilinde tutuklanan şüphelilerden Mustafa Kemal Zengin ile Siirt’te ortak tanıdıkları aracılığıyla tanıştığını belirtmiştir. Zengin’in kendisini İçişleri Bakanlığı müsteşarı olarak tanıttığını ve sosyal medya üzerinden bürokratlar ve iş insanlarıyla olan fotoğraflarının etkisiyle bu iddialara inandığını ifade etmiştir.
M.E.O., Zengin’in kendisine şunları aktardığını kaydetmiştir: “Mustafa Kemal Zengin, beni telefonla arayarak Ankara’ya davet etti. Yanına gittiğimde kimliğimi aldı ve yaklaşık bir hafta sonra MİT kimliği verdi. Ardından, ‘Artık MİT’e bağlı çalışacaksın, benim verdiğim talimatları uygulayacaksın.’ dedi.” Bu süreçte, şüpheliye bir tabanca, koruma kıyafeti ve çok sayıda mermi teslim edildiği de belirtilmiştir.
M.E.O., 2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde farklı illerde mitinglerde görev aldığını, bu süre boyunca maaşını Zengin’in yanındaki bir şahıstan aldığını ve kullandığı araçları bu parayla kiraladığını iddia etmiştir. Ayrıca, Siirt’te 28 Ekim 2023’te çakarlı aracıyla trafik kontrolüne takıldığını, burada MİT kimliğini gösterdiğinde polisin kendisine ‘Devam edebilirsiniz.’ dediğini belirtmiştir.
Şüpheli, durumu Zengin’e bildirdiğinde, Zengin’in kendisine sakin olmasını, polislere kimliğini göstermemesini ve ifşa olmaması gerektiğini söylediğini öne sürmüştür. Bunun ardından, aracının çekici yardımıyla götürüldüğünü öğrendiğini ve Siirt İl Emniyet Müdürlüğü’ne giderek durumu bildirdiğini ifade etmiştir. Burada yapılan aramalarda, evinde tabanca ve çok sayıda mermi bulunmuştur. Bu olay sonucunda tutuklandığını ve cezaevinde 26 gün kaldığını belirtmiştir.
M.E.O., cezaevinden çıktıktan kısa bir süre sonra, Zengin’in kendisine ‘hiç kimseye bilgi vermeyeceksin’ diyerek uyarılarda bulunduğunu aktarmıştır. Ayrıca, Eylül ayında tanımadığı bir şahıs tarafından arandığını ve bu kişinin Zengin olduğunu anladığını belirtmiştir. Zengin, kendisine 100 bin dolar vereceğini ve adliye personeline yönelik bir tehditte bulunmasını istediğini öne sürmüştür. M.E.O., bu teklifi kabul etmediğini ve Zengin ile olan tüm bağlantılarını kestiğini ifade etmiştir.
Bu süreçte, M.E.O. Zengin’in Cumhuriyet savcısını tehdit ettiğine dair haberleri gördüğünde, teklif edilen işin bu olduğunu anlamış ve Jandarma Komutanlığı’na giderek şikayette bulunmuştur. Suçlamalarla ilgili olarak adı geçen Zengin’in sorgusu sırasında, hakkındaki tüm iddiaları reddettiği öğrenilmiştir.
Olayın başlangıcında, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Y.E. ile 30 Ağustos’ta görüşen avukat A.A., bazı şüphelilerin tahliyelerini sağlamazsa savcıya suikast yapılacağı ve ailesine zarar verileceği tehdidinde bulunmuştur. Bu tehdit üzerine başlatılan soruşturma, savcının odasına kayıt cihazı yerleştirilmesiyle devam etmiştir. Avukat A.A.’nın irtibatı tespit edilen M.K.Z’nin savcıyı ölümle tehdit ettiği kayıt altına alınmıştır.
Soruşturma sonucunda, jandarma tarafından düzenlenen operasyonda 12 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 8’i adliyeye sevk edilmiştir. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, 8 şüpheliden 5’inin tutuklanmasına, 3’ü hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Cumhuriyet Savcısı Y.E.’nin özel hastanelere nakledilen 10 bebeğin ölümüne dair hazırladığı fezleke, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmiştir.
