Arizona’nın çöllerinde Mısır ihtişamı! Beyaz piramitten Büyük Kanyon efsanelerine uzanan şaşırtıcı benzerlik

arizonanin-collerinde-misir-ihtisami-beyaz-piramitten-buyuk-kanyon-efsanelerine-uzanan-sasirtici-benzerlik-M4Qx2fh1.jpg

Amerika Birleşik Devletleri’nin güneybatısındaki Arizona, kızıl kayalıkları, devasa kanyonları ve çorak manzaralarıyla bilinen kendine özgü bir coğrafya sunuyor. Ancak bölgenin bazı görsel ve kültürel izleri, şaşırtıcı şekilde Antik Mısır’ın mistik atmosferini çağrıştırıyor. Geniş çöl ekosistemleri, hayat veren nehirleri, güneşle bağlantılı yerel inanç sistemleri ve hatta piramit benzeri yapıları bu benzetmeyi güçlendiriyor.

Bu ilginç mirasın en dikkat çekici örneklerinden biri ise Phoenix yakınlarında yükselen, bembeyaz Hunt’ın Mezarı.

Arizona’nın beyaz piramidi: Vali Hunt’ın anıt mezarı

Phoenix ile Tempe arasında yer alan Papago Park’taki bu küçük beyaz piramit, Mısır’daki devasa yapılarla kıyaslandığında oldukça mütevazı kalsa da, işlevi ve tasarım mantığı onlarla aynı: Bir anıt mezar oluşturmak. Yaklaşık altı metre genişliğe ve yüksekliğe sahip olan piramit, dış yüzeyindeki seramik karolar sayesinde parlak bir beyazlığa bürünüyor. Bu görünüm, Giza piramitlerinin bir zamanlar ışıldayan kireçtaşı kaplamalarını anımsatıyor.

Arizona’nın ilk valisi George Wiley Paul Hunt, 1931’de vefat eden eşi Helen Duett Ellison Hunt için bu mezarı inşa ettirdi. İlk defin 1933’te, Hunt’ın kendi defin süreci ise 1934’te gerçekleşti. Bugün toplam yedi kişinin ebedi istirahatgahı olan yapı, mimarisinin neden piramit formunda seçildiğine dair net bir kayıt sunmasa da, Tutankhamun’un mezarının keşfi sonrası Mısır estetiğinin popülerleştiği bir dönemde yapılmış olması dikkat çekiyor.

Ne yazık ki Hunt’ın Mezarı, yıllar boyunca Antik Mısır anıtlarının paylaştığı talihsiz kaderi yaşadı. 2008’de Ulusal Tarihi Yerler Kaydı’na alınana kadar sık sık tahrip edildi, hatta girişindeki bronz anma plaketi çalındı. Bu yapı, eyaletteki tek piramit benzeri anıt da değil. Arizona tarihinin sıra dışı figürleri, örneğin “Arizona’nın babası” olarak anılan Charles Debrille Poston gibi isimler de geometrik piramit formlarını tercih etti.

Büyük Kanyon efsaneleri: Arizona’ya Mısırlılar gerçekten geldi mi?

Arizona’nın Mısır ile olan bu kültürel benzerlikleri, bir asırdır dolaşımda olan popüler bir efsaneyi de besliyor: Antik Mısırlıların Büyük Kanyon’a geldiği iddiası. 1900’lerin başlarında yayılan bu hikâye, S. A. Jordan ve G.E. Kinkaid isimli iki kaşifin, Smithsonian Enstitüsü’nün desteğiyle Büyük Kanyon’un derinliklerinde mumyalar, hiyeroglifler ve altın eserler bulduğunu öne sürüyordu.

İddiaya göre bu kalıntılar, Ramses dönemine ait bir Mısır topluluğunun Amerika’ya kadar ulaşmış olduğuna işaret ediyordu. 1990’larda bazı amatör araştırmacılar bu hikâyeyi kitaplarında yeniden gündeme getirince efsane daha da yayıldı.

Gerçekler efsaneyi çürütüyor

Ancak bu hikâyenin en önemli detayı, büyük bir aldatmaca olma ihtimalinin çok yüksek olması. Büyük Kanyon Tarih Derneği Başkanı Haley Johnson bu iddiaları oldukça temelsiz buluyor: “Böylesine büyük bir göç hareketi yaşansaydı, bölgenin yerli kabileleri bunu mutlaka sözlü tarihlerinde aktarırdı. Ayrıca kaya resimlerinde veya oymalarda böyle bir iz mutlaka görülürdü.”

Dahası, iddiaların dayandırıldığı gazete haberinde geçen isimlere ait hiçbir kayıt Smithsonian Enstitüsü’nde yok. Efsanede geçen “kayaya oyulmuş gizli tapınak” gibi unsurların da dönemin teknolojisiyle erişilmesi neredeyse imkânsız.

Kısacası, Arizona’nın çölleriyle Antik Mısır arasında ilginç benzerlikler olsa da, Büyük Kanyon’da keşfedilmiş bir Mısır uygarlığına dair bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Bölge, efsanelerle zenginleşen ama gerçeklerde köklenen bir doğa mirası sunmaya devam ediyor.

Exit mobile version