Gezegenin en yaygın çevre sorunlarından biri haline gelen mikroplastik kirliliği konusunda bilim dünyasından ilk kez görece iyimser bir tablo geldi. Viyana Üniversitesi bünyesinde yürütülen kapsamlı bir araştırma, atmosfere karışan mikroplastik miktarının bugüne kadar yapılan tahminlerden çok daha düşük olabileceğini ortaya koydu.
Bilim dünyasının en saygın yayınlarından Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, havada taşınan mikroplastik emisyonları, önceki araştırmalarda öne sürülen rakamların yaklaşık 10 bin kat altında bulunuyor. Ancak uzmanlar bu sonucun yanlış anlaşılmaması gerektiği konusunda uyarıyor: Tehlike ortadan kalkmış değil, yalnızca kirliliğin boyutu daha gerçekçi verilerle yeniden tanımlanıyor.
Atmosferde “plastik sisi” ve yerel uçurumlar
Araştırmacılar, mikroplastiklerin atmosferdeki dolaşımının hâlâ büyük ölçüde bilinmezlerle dolu olduğunu belirtiyor. “Plastik sisi” olarak tanımlanan bu kirlilik, okyanusların en ücra noktalarından Mariana Çukuru’nun derinliklerine kadar izlenebiliyor. Ancak asıl dikkat çekici olan, kirliliğin bölgeden bölgeye dramatik biçimde değişmesi.
Örneğin Çin’in büyük şehirlerinin çevresinde günde metrekare başına yaklaşık 50 mikroplastik parçacığı tespit edilirken, İngiltere’de bazı kentsel alanlarda bu sayı 3 binin üzerine çıkabiliyor. Bu keskin yerel farklar, küresel ölçekte sağlıklı tahminler yapılmasını zorlaştırıyor. Yeni çalışma ise atmosferde, karasal alanlarda metreküp başına 0,08, denizler üzerinde ise yalnızca 0,003 mikroplastik parçacığı bulunduğunu öngörüyor.
Sayı azaldı ama toplam yük hâlâ devasa
Her ne kadar bu rakamlar önceki tahminlere kıyasla düşük görünse de, yıllık toplam mikroplastik salınımı hâlâ 600 katrilyon parçacık gibi son derece yüksek bir seviyede bulunuyor. Çalışmanın başyazarı Dr. Ioanna Evangelou, yalnızca parçacık sayısının değil; mikroplastiklerin boyutunun, şeklinin ve taşıdığı kimyasalların da insan ve hayvan sağlığı açısından belirleyici olduğunu vurguluyor.
Mikroplastiklerin canlılar üzerindeki etkileri henüz tam olarak çözülebilmiş değil. Ancak artan bilimsel bulgular, uzun süreli ve yoğun maruziyetin ciddi sağlık riskleri barındırabileceğine işaret ediyor.
Gelecek için uyarı sürüyor
Araştırmanın ortak yazarlarından Dr. Andreas Stohl ise mikroplastik emisyonlarının önümüzdeki yıllarda artmaya devam edeceğine dikkat çekiyor. Yeni veriler kirlilik tablosunu bir miktar “hafifletmiş” görünse de, hangi seviyedeki mikroplastiğin güvenli olduğu sorusu hâlâ yanıtsız.
Bilim insanları, mikroplastiklerin atmosferde nasıl taşındığını, hangi döngülerden geçtiğini ve insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini net biçimde ortaya koyabilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
