Voyager’ın 47 Yıllık Bilgisayarı Uzayın Derinliklerinde Hâlâ Çalışıyor

voyagerin-47-yillik-bilgisayari-uzayin-derinliklerinde-h-l-calisiyor-3Gl2DaQs.jpg

Dünya’dan 25 milyar kilometreden daha uzakta, insanlık tarihinin en dayanıklı bilgisayarlarından biri hâlâ görev başında. Modern ölçülerle “tarih öncesi” sayılabilecek bu sistem, arızalara, yaşına ve sınırlı kapasitesine rağmen 47 yıldır uzay boşluğunda çalışmaya devam ediyor.

Teknoloji dünyasında çoğu zaman yeni donanımlar, yüksek işlem gücü ve hızlı çözümler konuşulur. Ancak NASA’nın Voyager görevinde gördüğümüz gibi, uzun vadeli başarı bazen hızdan çok güvenilirlik, kararlılık ve mühendislik zekâsıyla mümkün oluyor.

Disketlerden Daha Eski Bir Teknoloji

ABD ordusu, yakın zamana kadar bazı sistemlerinde disket kullanıyordu. ABD hava trafik kontrol altyapısı ise hâlâ disketler, kağıt çıktılar ve Windows 95’in bir kombinasyonuyla çalışıyor.
Ancak bunların hiçbiri, Voyager sondalarında kullanılan bilgisayarların yaşına yaklaşamıyor.

Voyager’ın Tarihi Yolculuğu

1977 yılında fırlatılan Voyager 1 ve Voyager 2, insanlık tarihinin en uzun soluklu uzay görevlerinden birine imza attı. Her iki araçta da üç ana bilgisayar sistemi bulunuyor:

  • CCS (Bilgisayar Komuta Sistemi)

  • FDS (Uçuş Veri Sistemi)

  • AACS (Tutum ve Eklem Kontrol Sistemi)

General Electric tarafından NASA’nın talimatlarıyla üretilen bu sistemler, sadece 16 ve 18 bitlik işlem gücüne sahip. Her birinden bir asıl, bir de yedek bilgisayar bulunuyor.

4 MHz’lik Saat, 250 KHz’lik İşlem Gücü

NASA’ya göre Voyager bilgisayarlarının saat frekansı 4 MHz olsa da işlem hızı sadece 250 KHz. Yani saniyede yaklaşık 8.000 komut işleyebiliyorlar. Karşılaştırmak gerekirse, 2013 model bir akıllı telefon saniyede 14 milyar komut çalıştırabiliyordu.
Bu fark uçurum gibi görünse de, uzay görevlerinde hız değil istikrar ve dayanıklılık ön planda.

68 KB Bellekle Evrenin Derinliklerinden Veri

Voyager sondalarının veri depolama kapasitesi sadece 68 kilobayt. Bu, tek bir düşük çözünürlüklü JPEG dosyasına eşdeğer. Yine de, cihazlar bu kısıtlı kaynakla Güneş Sistemi’nin sınırlarından bilimsel veri göndermeyi başarıyor.

Veri iletim hızları ise 19,2 kbps ile 115,2 kbps arasında değişiyor. Jüpiter yakınındaki karşılaşmalarda saniyede 115,2 kilobit hıza ulaşılırken, Satürn’den tam çözünürlüklü bir görüntünün aktarılması 144 saniye sürebiliyor.

Arızayı Uzaktan Onardılar

Kısa süre önce Voyager 1, Dünya’ya anlamsız veriler göndermeye başladı. NASA mühendisleri sorunun donanım değil, uçuş veri sistemi yazılımındaki bozulma olduğunu tespit etti.
Ancak bellekte bozulmamış geniş bir alan kalmamıştı. Bunun üzerine mühendisler, bozuk kodu küçük parçalara bölerek farklı bellek bölgelerine dağıttı. Kod parçaları yeniden uyumlu hale getirildi ve gerekli yönlendirmeler yapıldı.
Komutların Dünya’dan uzay aracına ulaşması 22,5 saat sürdü. Sonunda Voyager yeniden anlamlı veri iletmeye başladı.

Görev Bitse Bile Yolculuk Devam Edecek

Enerji kaynakları tükendikçe Voyager sondaları cihazlarını teker teker kapatacak. Ancak bu, onların tamamen duracağı anlamına gelmiyor. Güneş Sistemi’nin ötesinde sessizce yol almaya devam edecekler.
Ve içlerinde hâlâ, insanlığın mühendislik dehasının bir sembolü olan 47 yıllık bir bilgisayar çalışıyor olacak.

Exit mobile version