Polisan Holding, kurumsal sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını sürdürerek önemli bir başarıya daha imza attı. Şirket, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 9 yıl yer alarak istikrarlı büyümesini pekiştirdi.
ESG performansında sektörün zirvesinde
Polisan Holding, Refinitiv tarafından yapılan ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) değerlendirmesinde 86 puan alarak dikkat çekti.
Bu skorla:
-
Kimya sektöründe değerlendirilen 517 şirket arasında 6’ncı sıraya yerleşti
-
Uluslararası ölçekte sürdürülebilirlik performansını güçlü biçimde ortaya koydu
Sürdürülebilirlikte çok boyutlu yaklaşım
Şirketin performansı üç ana başlık altında değerlendiriliyor:
-
Çevresel: Emisyon yönetimi, kaynak verimliliği, inovasyon
-
Sosyal: İnsan hakları, ürün sorumluluğu, çalışan yapısı
-
Yönetişim: Kurumsal yapı, etik politikalar, sosyal sorumluluk stratejileri
Polisan Holding, bu alanlarda geliştirdiği politika ve uygulamalarla sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine konumlandırıyor.
Enerji ve karbon odaklı dönüşüm
Şirket, özellikle şu alanlarda yürüttüğü çalışmalarla öne çıkıyor:
-
Enerji verimliliği projeleri
-
Düşük karbon hedefleri
-
Sıfır atık yaklaşımı
-
Yenilenebilir enerji kullanımı
Bu strateji, yalnızca çevresel etkiyi azaltmayı değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik değer yaratmayı da hedefliyor.
“Sürdürülebilirlik rekabet gücümüzü artırıyor”
Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı, elde edilen başarıya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine yerleştirme konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi. Tedarik zincirinden inovasyona, insan haklarından döngüsel ekonomiye kadar geniş bir alanda değer yaratıyoruz.”
Yazıcı ayrıca, sürdürülebilirlik performansının şirketin dayanıklılığını ve rekabet gücünü güçlendirdiğini vurguladı.
Uzun vadeli stratejik avantaj
Polisan Holding’in 2017’den bu yana BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alması, şirketin sadece kısa vadeli değil, uzun vadeli stratejik sürdürülebilirlik yaklaşımını benimsediğini gösteriyor.
Artan ESG odaklı yatırım trendleri düşünüldüğünde, bu tür performansların şirketler için finansal erişim, yatırımcı ilgisi ve marka değeri açısından da kritik bir avantaj sağladığı görülüyor.
