Dünya genelinde çip ve yapay zeka teknolojilerindeki hızlı ilerlemeler, büyük ölçüde artan su tüketimi ve buna bağlı olarak ortaya çıkan su kıtlığı riskleri ile yeni endişelere yol açıyor. S&P Global’in yeni raporu, bu teknolojik gelişmelerin, özellikle yarı iletken üretimi gibi su yoğun süreçlerde kullanılan su miktarını artırarak küresel su kaynakları üzerinde baskı oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Yarı İletken Üretiminin Su Tüketimi
Rapora göre, yarı iletken şirketlerinin su tüketimi, hem mutlak hem de birim bazında üretim süreçlerinin gelişmesiyle artıyor. Bu artış, hava durumu düzenlerindeki değişiklikler ve aşırı hava koşulları nedeniyle su kaynaklarının mevcudiyetinin tahmin edilemez hale gelmesine yol açıyor. Örneğin, yarı iletken üretimi, şu anda 7,5 milyon nüfuslu Hong Kong kadar su tüketiyor.
Teknoloji Devlerinin Su Kullanımı
Rapor, özellikle Tayvan’ın TSMC’si gibi yarı iletken levha pazarının büyük bir bölümünü oluşturan şirketlerin su tüketiminin, üretim süreçlerindeki gelişmelerle ciddi oranda arttığını belirtiyor. Yarı iletken üretim tesisleri, daha gelişmiş üretim süreçlerinde daha fazla adım gerektirdiğinden, bu da daha fazla su kullanımını gerektiriyor.
Potansiyel Maliyet ve Riskler
Bu durum, özellikle su kıtlığının olduğu bölgelerde faaliyet gösteren çip üreticileri için artan bir risk oluşturuyor. S&P Global, TSMC’nin Tayvan fabrikalarındaki su talebinin 2030 yılına kadar 2022 seviyesinden iki katına çıkabileceğini ve şirketin su tedarik yönetiminde yanlış değerlendirmeler yapması durumunda üretim tahminlerini yüzde 10’a kadar kaçırabileceği konusunda uyarıyor.
Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Su Tüketimi
Yapay zeka işlemeye yönelik artan talep, BT altyapısını soğutmak için kullanılan su tüketiminin de artmasına neden oluyor. Özellikle veri merkezleri, su yoğun endüstriler arasında yer alıyor ve yapay zeka modellerinin su tüketimi, artık küresel su zorluklarıyla mücadelede dikkate alınması gereken bir konu haline geliyor.
Küresel Etkiler
Bu artan su tüketimi, küresel BT tedarik zincirlerini ve çipleri kullanan alt üreticileri olumsuz etkileyebilir. Özellikle su kıtlığının olduğu bölgelerde faaliyet gösteren teknoloji devleri, bu riskleri azaltmak için alternatif yöntemler aramak zorunda kalabilir.
