Meta’nın Avrupa’da kişisel verileri yapay zeka modelleri eğitimi için kullanma ısrarı yeniden gündemde. Gizlilik savunucusu kuruluş noyb, şirketin kullanıcı verilerini izinsiz kullandığı gerekçesiyle yeni bir hukuki süreç başlattığını duyurdu.
Geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı’nda AI eğitimlerini durduran Meta, geçen ay bu süreci yeniden başlatacağını açıkladı. Buna göre, yetişkin kullanıcıların herkese açık gönderileri, yorumları ve Meta AI ile olan etkileşimleri yapay zekanın öğrenme verisi olarak kullanılacak. Ancak noyb, şirketin Avrupa’daki veri koruma otoritelerinden “gerçek bir onay” almadığını ve GDPR’yi açıkça ihlal ettiğini savunuyor.
Noyb: Kullanıcıdan Onay Almadan Veri Kullanımı Hukuksuz
Noyb Başkanı Max Schrems, “Meta veri koruma otoriteleriyle görüştüğünü söylüyor, ancak bu görüşmelerden bir onay çıkmış değil. Şirket sadece kendi bildiğini okuyor,” diyerek Meta’nın açıklamalarına karşı çıktı.
Schrems, Meta’nın “meşru menfaat” gerekçesini kullanarak kullanıcı rızası olmadan veri toplamasını da sert bir dille eleştirdi. “Avrupa Adalet Divanı zaten Meta’nın reklam hedefleme için bu gerekçeyi kullanamayacağına karar verdi. Peki, tüm kullanıcı verilerinin yapay zeka eğitimi için toplanmasında nasıl meşru bir menfaat olabilir?”
GDPR Haklarının Uygulanabilirliği Tartışmalı
Noyb’a göre Meta, GDPR kapsamındaki temel kullanıcı haklarını da yerine getiremiyor. Bu haklar arasında unutulma hakkı, yanlış verilerin düzeltilmesi ve kullanıcıların kendi verilerine erişim hakkı bulunuyor. Özellikle Meta’nın AI modellerini açık kaynak olarak paylaşması, bir kez eğitilmiş ve yayımlanmış modellerin geri çağrılmasını imkânsız hâle getiriyor.
Noyb, Meta’nın veri toplama yaklaşımını daha önce reklam amacıyla yürüttüğü izinsiz veri toplama stratejisine benzetiyor. Schrems, “Bu kavga, insanlara ‘izin verir misiniz?’ demekle, onların verilerini izin almadan almak arasındaki farkla ilgili. Meta, onay sistemine geçmek yerine savaşmayı seçti,” diyor.
🔍 Sizce sosyal medya devlerinin AI eğitimi için veri toplaması rızaya mı bağlanmalı, yoksa yasal sınırlamalar yetersiz mi kalıyor?
