Yapay zekâ teknolojilerinin hızla büyümesi, küresel ölçekte enerji dengelerini zorlamaya başladı. ABD merkezli geliştirici firma Intelligent Energy, bu soruna alışılmışın dışında bir çözümle yaklaşarak uçak gemilerine güç veren nükleer reaktörleri karadaki veri merkezleri için kullanmayı hedefliyor.
Veri merkezleri ABD elektrik talebini kökten değiştiriyor
Uzmanlara göre yapay zekâ, internetin yaygınlaşmasından bu yana bilgi teknolojilerindeki en büyük kırılma noktası olma yolunda ilerliyor. Ancak bu dönüşümün ağır bir bedeli var. Yapay zekâ sistemlerini besleyen veri merkezlerinin enerji ihtiyacının, 2035 yılına kadar yalnızca ABD’deki toplam elektrik talebi artışının yüzde 40’ına kadarını oluşturabileceği öngörülüyor.
Bu tablo, teknoloji devlerini kesintisiz ve yüksek kapasiteli enerji kaynakları arayışına itiyor. Sürekli çalışan sunucuların hem beslenmesi hem de soğutulması için 7 gün 24 saat güvenilir enerji şart. Mevcut elektrik şebekeleri ise bu ölçekte ve süreklilikte bir talep artışına hazır değil.
Nükleer santral yerine askeri reaktör modeli
Birçok şirket çözümü yeni nükleer santraller inşa etmekte veya kapatılmış santralleri yeniden devreye almakta arıyor. Ancak nükleer santrallerin yüksek maliyetleri, uzun inşa süreleri ve sıkı regülasyonlar bu yolu oldukça zorlaştırıyor.
Bu noktada HGP Intelligent Energy, ABD yönetiminin enerji bağımsızlığı ve yapay zekâ altyapısını hızlandırmayı hedefleyen Genesis Misyonu kapsamında dikkat çekici bir öneri sundu. CoreHeld Projesi adı verilen bu yaklaşım, klasik nükleer santral modelini tamamen devre dışı bırakıyor.
Uçak gemisi reaktörleri karaya taşınacak
Proje, ABD Donanması’nın en yeni Gerald R. Ford sınıfı uçak gemilerine güç veren deniz tipi nükleer reaktörlerin, karadaki veri merkezlerine uyarlanmasını öngörüyor. Burada amaç, bir uçak gemisini veri merkezinin yanına getirmek değil. Bunun yerine iki adet deniz reaktörü modifiye edilerek kıyı tabanlı özel bir tesise kurulacak.
Bu sistem sayesinde tek bir merkezden 520 megavat seviyesine kadar kesintisiz enerji üretimi mümkün olacak. Şirket, pilot tesisin Oak Ridge National Laboratory bünyesinde 2029 yılına kadar faaliyete geçirilmesini planlıyor.
Hangi reaktörler kullanılacak
Başlangıçta proje kapsamında, emekliye ayrılan Nimitz sınıfı uçak gemilerinden sökülen A4W reaktörleri ya da denizaltılarda kullanılan S6G ve S8G sistemlerinin değerlendirilmesi gündeme gelmişti. Ancak şirketin yayımladığı yeni işe alım ilanları, hedefin çok daha iddialı olduğunu gösteriyor.
Buna göre HGP, Ford sınıfı uçak gemileri için geliştirilen A1B basınçlı su reaktörlerini kullanmak istiyor. Bu reaktörler halen aktif olarak yeni uçak gemilerinde görev yapıyor ve yaklaşık 50 yıllık bir hizmet ömrüne sahip. Bu da şirketin ya yeni reaktörler üretmesi ya da uzun vadeli bir bekleyişe hazırlanması gerektiği anlamına geliyor.
Enerji ve yapay zekâ ilişkisi yeni bir döneme giriyor
Bu proje hayata geçerse, askeri nükleer teknolojinin sivil dijital altyapıya uyarlanmasında dünyada bir ilk olacak. Aynı zamanda yapay zekâ çağında enerji güvenliği tartışmalarını da tamamen yeni bir boyuta taşıyacak. Uzmanlara göre, veri merkezleri için bağımsız nükleer enerji çözümleri, önümüzdeki on yılın en kritik teknoloji ve politika başlıklarından biri olmaya aday.
