Algı

Algı

Algı gerçektir lakin “gerçek”  algılanabilir  olabilir olmayabilir de.

Gündelik hayattan basit bir kaç kesit ile yazıma başlamak istiyorum. Arkadaşınız ile aromalı bir kahve eşliğinde sohbet ederken size kendi işi ile ilgili bazı bilgiler verdi. Örneğin çalışma koşulları , maaşı , sektördeki konumu. Mesleği ve sektörü hiçte bilmediğiniz bir konu olsun. Aklıma ilk gelen kanarya kuşu yetiştiriciliği. Bu işin nasıl güç bir iş olduğunu fakat çokta karlı olduğunu, patronunun çalışanlar sırtından tomar tomar kolay para kazandığı gibi klasik beyaz yakalı yakarışları işte. Bu sohbet sonrasında gerçeklerden sadece arkadaşınız penceresinden bilgi sahibi oldunuz. İşte bunun adı “algı”. Artık sizin için kanarya kuşu yetiştiriciliği yüksek karlı ama kendinizin girişmeyeceği ancak başkalarının sırtından para kazanabilinelecek bir meslek. Burada anahtar durum siz bu konuyla ilgili gerçeğe ulaşmak için ekstra zaman ve emek harcamakla uğraşmayacağınızdan ötürü bu hap bilgiler sizin gerçeğiniz olmuş durumda artık. Belki arkadaşınızın sizin gözünüzde güvenilirlik endeksi oranınca biraz bilgileri kırpabilirsiniz ama finalde elinizde kalan bilgi sizin için gerçektir.

Algının gerçeğin yerine geçmesi sizin o konuda her bilgiye ulaşmanızın zahmetli olması ile ilgili bir yerde. Size sunulan her bilgiyi sınamanız kısa ömrünüzde pek mümkün değil. İlgi alanınıza ve profesyonel hayatınızda işinize yarayan bilgiler haricindeki bilgileri ender olarak sınayarak kullanırsınız. Çok yaygın biçimde olduğu gibi anlatılanı “gerçek” olarak alır zamanı geldiğinde ise o bilgiyi “gerçek” gibi kullanır hatta amansızca savunursunuz bu “gerçeği” .

Algı operasyonu siyaset , reklam , sosyal medya neredeyse akçeli bütün işlerde kullanılır. Bir ürün , politikacı , marka ile ilgili bir “algı ” oluşturulması temel amaçtır. Kitlelerin algısı bir kez oluşturulduğunda o artık köklü ve sarsılmaz bir “gerçek” olur. Nitekim kitlesel yapılan herşey; sürü davranışı gereği sorgulanmadan ötekilere uyumlanma çabasıyla kolay kabul edilir ve sorgulanmaz.

Algının gerçek olmasının tek bir nedeni var insanlığın genel üşengeçliği ve kolaycılığı. Su misali en kolay yoldan ilerlemek doğamız bizim. Herhangi bir zorlukla karşılaştığımızda eğer zorunda değilsek asla uğraşmayıp ya yanından geçeriz ya kolaylaştırmanın yolunu ararız ki bunun adına teknoloji diyoruz. İnsanlığın geldiği teknolojik seviye bütünüyle bedensel işlerin makinaya yaptırılması suretiyle daha az iş yaparak daha çok menfaat elde etmek üzerine inşa edilmiştir. Hal böyle iken kesintisiz akıp giden bilgi bombardımanında kimse kolay kolay o bilgileri sınamadığı için koyunlaşıyoruz kolayca. Hatta sorgulayanlar toplumdan dışlanıp radikalleşiyor birer birer. Bu dışlanma durumu sorgulama hevesinin önündeki diğer büyük bir engel. Hem zor zahmetli hemde dışlanma sebebi bize verilen bilgileri sorgulamak.

Günün mesajı hiç bir bilginin güvenilirliğinden kuşkulanmadan kabul etmeyin. Benim yazdıklarım dahil:).

sloganımız ;

bütünüyle kuşkudayız hiçbir şeyden emin değiliz!!!!

Exit mobile version