Türkiye’de kripto varlık alım satım platformlarını doğrudan ilgilendiren 31 Mart 2026 tarihi, regülasyon açısından geri dönüşü olmayan bir eşik olarak öne çıkıyor. Bu kritik sürecin ayrıntıları, Paribu Saklama tarafından 22 Ocak’ta düzenlenen webinarda masaya yatırıldı. Etkinlikte konuşan Paribu Hukuk Direktörü Mehmet Türkarslan, bu tarihe kadar mevzuata uyum sağlamayan şirketlerin yüksek hukuki risk altına gireceğini açık bir dille ifade etti.
Webinara ayrıca Paribu Kripto Varlık Saklama Kuruluşu A.Ş. Genel Müdürü Abdulkadir Kahraman da katıldı. Konuşmalarda, kripto varlık saklama sistemlerinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda regülasyonun omurgasını oluşturan bir alan olduğu vurgulandı.
Türkarslan, kripto varlık saklamanın müşteri varlıkları ve bu varlıklar üzerinde tasarruf yetkisi veren özel anahtarların yönetimini kapsadığını belirterek, veri egemenliğinin düzenleyiciler açısından temel önceliklerden biri olduğuna dikkat çekti. Çok taraflı eşik kriptografisi gibi yöntemlerle korunan özel anahtarların ve ilgili altyapının mutlaka Türkiye sınırları içinde bulunmasının beklendiğini söyledi.
Saklama konusunun sadece bugünkü kripto varlıklarla sınırlı olmadığını vurgulayan Türkarslan, ileride sermaye piyasası araçlarının tokenize edilmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yürütülen Dijital Lira çalışmaları ve SPK ile TÜBİTAK düzenlemelerinin de bu çerçevede birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
31 Mart sonrası delist ve operasyon kesintisi riski
Mevzuatın platformlara iki farklı saklama modeli sunduğunu hatırlatan Türkarslan, %95–%5 ve %100–%0 modellerinin hukuki sonuçlarına dikkat çekti. Özellikle %100–%0 modelinde tüm sıcak ve soğuk cüzdan sorumluluğunun saklama kuruluşuna geçmesi, platformlar açısından regülasyon yükünü ciddi ölçüde azaltıyor.
31 Mart 2026 sonrasında, varlıklarını yerli saklama sistemlerine devretmeyen veya yurt dışı bağımlılığı devam eden platformların mevzuat yaptırımlarıyla karşılaşabileceğini belirten Türkarslan, saklanabilir olmasına rağmen saklanamayan kripto varlıklar için delist riskinin de gündeme geleceğini vurguladı. Uyum sürecinde geciken platformların operasyonel kesintiler yaşaması kaçınılmaz görünüyor.
Paribu Saklama: “Sermaye ve teknolojiyle hazırız”
Paribu Kripto Varlık Saklama A.Ş. Genel Müdürü Abdulkadir Kahraman ise 2026 itibarıyla saklama kuruluşları için asgari sermaye şartının 630 milyon TL’ye yükseltildiğini hatırlattı. Paribu Saklama’nın 1,5 milyar TL ödenmiş sermayesiyle bu eşiğin iki katından fazla bir mali güce sahip olduğunu belirten Kahraman, teknik altyapının da en az finansal güç kadar kritik olduğunun altını çizdi.
Kahraman, Paribu’nun tamamen kendi kaynaklarıyla geliştirdiği ColdShield® teknolojisi sayesinde dijital cüzdanların, özel anahtarların ve ilgili yazılım altyapısının Türkiye sınırları içinde tutulduğunu ve 31 Mart 2026’ya tam uyumla hazır olduklarını söyledi. Sektör paydaşlarının ne kadar erken aksiyon alırsa iş sürekliliği açısından o kadar avantaj elde edeceğini de sözlerine ekledi.
